SU VE VİCDAN NÖBETİ 39'UNCU GÜNÜNDE

su-ve-vicdan-nobeti-39uncu-gununde

Bugüne kadar neredeydiniz diyenlere cevaben; Çanakkale’de altın ve gümüş madenciliğine karşı verilen mücadele 10 yılı aşkın süredir devam etmektedir.
02 Eylül 2019 Pazartesi 16:42

Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu tarafından bir basın açıklaması yapıldı.

Yapılan açıklama şöyle;  

Bugüne kadar neredeydiniz diyenlere cevaben; Çanakkale’de altın ve gümüş madenciliğine karşı verilen mücadele 10 yılı aşkın süredir devam etmektedir.

Çanakkale’de altın ve gümüş madenciliğine karşı verilen mücadele 10 yılı aşkın süredir devam etmektedir. 15.10.2007 tarihinde Radikal gazetesinde "Daha sondaj aşamasındaki 10 firma, Kaz Dağları’ndaki asırlık ağaçları katlediyor. Homeros'un ‘Bin Pınarlı İda’sında sulara çamur karışmaya başlamış bile. Bölge Halkı Kararlı: Dağımızı Koruruz" haberi yoktan var olmamıştır.

Çanakkale Çevre Platformu, meslek odaları, sendikalar, demokratik kitle örgütlerini içeren 40’a yakın örgüt temsilciliği ile kurulmuş ve Çanakkale yereline özel çevre sorunlarına taraf olmayı amaçlamıştır. Bu dönemde temel yaklaşım halkın bilgilendirilmesi ve mücadeleye bölge halkının katılımının sağlanmasıydı. Birçok halkı bilgilendirme toplantısının yapılmaması sağlanmıştır. ÇEP’in her bileşeni bu süreçte halka ulaşmaya çalışmış, süreci engellemeye ve yavaşlatmaya yönelik mücadele vermiştir.

14.01.2012-15.01.2012 tarihlerinde "Bir Damacana Suya Bir Damla Siyanür Damlatsak İçer Misiniz?" sloganıyla Evciler Köyü’nde iki gün süreli panel yapılmıştır.

Çanakkale Belediyesi Troya Festivallerinde 2012 ve 2013 yıllarında Kaz Dağları ve Altın Madenciliği temasıyla festival düzenlemiştir. "Tek Şans, Tek Dünya, Tek Kazdağları" 2012 yılının Troia Festivali afişi olmuştur.

Mayıs ayının ilk haftası Atikhisar Kır Şenlikleri yapılmış ve altın madenciliği ve su teması işlenmiştir. Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi tarafından yapılmıştır.

Yine yerel gazetemizden bir haber, Aynalı Pazar, 26.02.2012 Kirazlı köyünde, altın madeni için ÇED sürecinde halkın katılım toplantısına halk katılmayınca, çevreciler tepkilerini Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna’ya yönelttiler, yazılmıştır.



03.06.2012 yılında Etili’de yaklaşık bin kişinin katılımı ile "Siyanürsüz doğa, Özgür Kazdağı, Özgür Ağı Dağı, Özgür Gelecek" sloganıyla miting yapılmıştır.

Bu süreçlerde yargı süreci devam ettiği için dönemin Çanakkale Valisi tarafından GSMR onaylanmamış, izinler fiilen askıya alınmıştır.

02.03.2013 tarihinde "Made in Çanakkale" başlıklı kampanya ile Çanakkale’nin değerlerine vurgu yapılmış ve korunması için mücadele edilmiştir.

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi tarafından 2015 Genel Kurulu’nda Çanakkale ve Bölgesi Çevre Sorunları konuşulmuş ve kentin çevre problemleri kitapçık olarakta basılmıştır.

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Çanakkale Kazdağları ve Yöresi Ekolojik Mücadele Çalıştayı yapmış ve çalıştayı bir kitap olarak  Kasım 2016 tarihinde yayınlamıştır.

02.12.2017 tarihinde İda Dayanışma Derneği Orman Bölge Müdürlüğü önünde Atikhisar Barajı su toplama havzasındaki ağaç kesimiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Çanakkale Valiliğine çağrı yapılmış ve GSMR’nın imzalanmaması istenmiştir. Kesilecek ağaç sayısı 150 bini geçecektir denmiştir.Orman Bölge Müdürlüğü’ne yasal olarakta sorup alınamayan cevapların cevapları dernek yönetimince verilmiştir.

Çanakkale Çevre Platformu imzası ile Çanakkale Valiliği’nden altın madeni konusunda görüş bildirmek için randevu talep edilmiş ancak aradan geçen 4 aya rağmen randevu talebine cevap dahi verilmemiştir.

05.05.2018 tarihinde Tarım Orman İş Sendikası ve İda Dayanışma Derneği Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü önüne siyah çelenk bırakmıştır. Aynı gün Çanakkale merkezden Atikhisar Barajına yürünmüş ve 1 günlük temsili nöbet tutulmuştur.

07.06.2018 tarihinde yaklaşık 5 bin imza toplanmış ve GSMR onaylanmaması için Çanakkale Valiliğine verilmiştir.

Belirtilen takvim tarihleri dışında sahada ve şehir merkezinde defalarca açıklamalar, protestolar yapılmıştır.

19.07.2019 tarihinde yaklaşık 5 bin kişinin katılımı ile Çanakkale İskele Meydanı’nda basın açıklaması yapılmıştır.

26.07.2019 tarihi Su ve Vicdan Nöbeti çağrısı yıllarca sessizliğe bürünen kurumlara karşı bir çığlıktır, bıçağın kemiğe dayanmasıdır. Bizler suyumuzun kurtuluşunun kendimizde olduğunu biliyor ancak hukuka ve kurumlara güveniyorduk. Geldiğimiz noktada gördük ki sesimiz bizden öteye gitmiyor, Su ve Vicdan Nöbeti sesimizi sadece Çanakkale Valisine değil Kanada Valisine dahi duyurdu. Şu an yükselen "şimdiye kadar nerdeydiniz, bir anda hortlayan eylemler, seçim sonrası başlayan eylemler" şeklindeki şimdiye kadar sesini çıkarmayan her kurumdan çıkıyor olması doğru yolu nihayet bulduğumuzu göstermekte.

Su ve Vicdan Nöbeti temeli Anayasanın 56. Maddesine dayanır. "Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı vardır, bu çevreyi korumak her vatandaşın ve devletin ödevi ve görevidir". Bizler vatandaşlık görevimizi yerine getirmekteyiz. Bundan da onur duymaktayız.



Haber okunma sayısı: 1796

Haberin etiketleri:

su, vicdan, ida, dayanışma, dernek, çanakkale, kaz dağları,


Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • zil takıp oynayın

    Misafir: toprağınızda altın ve gümüş madeni bulunmuş zil takıp oynayacaklarına ağıt yakıyorlar 10 Eylül 2019 09:01

DİĞER HABERLER