Anket : GELİBOLU'NUN EN ÖNEMLİ SORUNU HANGİSİDİR? Tıklayınız

Arınma Gecesi ve diğer korku filmleri

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

E-Posta : gelibolugaste@hotmail.com

                Geçen haftaki “Absürt komedi” adlı yazımda korku filmlerine de değineceğimi söylemiştim. İlginçtir, aklımdan bir sürü film geçirirken, bu hafta vizyona giren bir film gözüme çarptı “Arınma Gecesi: Anarşi”. Daha önce ilk filmini de izlemiş olduğum “Arınma Gecesi”nin ikincisi sinemalara gelmişti.

 

İlkinin konusu gerçekten de ilginçti ama maalesef işleyişinin ağırlığını sevilen aktör Ethan Hawk dahi kurtaramamıştı.

 

Arınma Gecesi'nin kısaca konusu şöyle: Her yıl Amerika’da suç oranını düşürmek amaçlı yürürlüğe sokulmuş bir kanundan yararlanmak mümkün. Bu kanuna göre yılın bir gününde toplam 12 saat boyunca “Arınma Gecesi” olarak adlandırılan bu gecede istediğiniz suçu işlemek serbest. Tabii hal böyle olunca kan gövdeyi götürüyor ama filmde kanla pek bir işiniz olmuyor.

 

En çok da burasını sevdim, çünkü kesme, biçme ve kandan hiç hoşlanmam. Gerilim benim için en önemli unsur ki, bu da her iki filmde var.

İlk film bir evin içinde geçiyor. İkincisinde ise sokaklardaki olaylara ve gerilime değiniyorlar.

 

 

Zaten bu en etkileyici kısım. Film boyunca gergin bir şekilde izlediğimi hatırlıyorum. Bir an sıkılmak mümkün değil.


 

İkinci filmde sevdiğim bir şey daha oldu, o da bir kaç klişe dışında sizi çoğu noktada şaşırtması. Beklediğiniz şeylerin çoğu olmuyor ve farklı olaylarla karşılaşıyorsunuz. Zaten ilk filmin İMDB puanı 5,5 iken ikinci filmin puanı daha ilk haftadan 7,4 olması bazı şeyleri açıklıyor.


Uzun zamandır beklediğim gerilim filmini sonunda bulmuş oldum, çünkü günümüzde artık korku-gerilim diye bir şey kalmamış durumda, neredeyse tüm korku türleri ‘Slasher’ oldu, yani kesme, biçme ve işkence unsurlu filmler. 90’lı yıllarda Çığlık ile başlayan ‘Teen-Slasher’, yani gençlere yönelik korku filmi serisi büyük bir ilgi çekmişti, çünkü her ne kadar kan olsa da kendini izletiyordu ama son yıllarda çekilen çoğu filmin insanların ruhsal bozukluğundan ortaya çıktığını düşünüyorum.

 

Yazan, çeken, oyanayan ve izleyenlerin psikolojilerine bakılmalı.

 

Hele ki şiddet günümüzde zirvelere tırmanmışken.


 

Daha eskilere gidecek olursak, elbette Elm Sokağı'nda Kabus, 13.Cuma ve Cadılar Bayramı tarzında filmler vardı ve bunlar da kanlıydı ama kimse kimsenin organlarını çıkartıp mangal partisi verecek kadar psikopat değildi. Böyle bir sahne herhangi bir filmde var mı bilmiyorum ama olayı anlatabilmek adına bu kadar abartılı bir örnek verdim.


Jason ve Michael Myers hiç konuşmayan katillerdi, adamlar işlerini halledip devam ediyorlardı, Freddy Krueger deliydi, sohbeti de bence komikti, espiritüel bir psikopattı, o da işini yapardı ve yoluna devam ederdi.

 

Günümüzdeki filmlerde durmak nedir bilmiyorlar. Bu nedenle de ‘Arınma Gecesi: Anarşi’ tarzı filmleri görünce pek bir mutlu oluyorum.

 

Gerilim dorukta, kan dökülse de rahatsızlık vermiyor ve şaşırtıyor.

 

Paranormal Aktivite de güzel bir gerilime sahipti. Tabii başlarda. Uzattıkça saçmalamaya başladılar ama bu türde de kansız/az kanlı gerilim filmlerine alternatif pek yapamıyorlar. Genelde absürt komedi filmlerinde veya belgesel kanallarında ‘dizi’ olarak görmek daha olası.


Demem o ki, artık kansız, kesme-biçmesiz, gerilimli filmlere dönüş yapın! Zaten dünyanın her tarafından kanlı kareler görmeden bir gün geçirmez olduk. Siz bari kafamızı dağıtın. Tabii filmle.

İzlenme: 2696 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇANAKKALE - HAVA DURUMU

CANAKKALE

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

ANKET

Gelibolu'nun En Önemli Sorunu Hangisidir?

Gelibolu'nun En Önemli Sorunu Hangisidir?

Ankete Katıl Sonuçlar