SON DURAK MİLENYUM

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

E-Posta : gelibolugaste@hotmail.com

Şimdi bana Milenyum ne alaka diyeceksiniz? Evet, 17 yıl kadar arkamızda kaldı ama son zamanlarda insanlardan duyduğum bir cümle beni bu konuya itti. "Eskiler daha güzeldi" cümlesi. Bu cümlenin son bulduğu yıllar da Milenyum’a yani 2000 yılına tekabül ediyor.

O zamana kadar yaşadığımız her şey daha masumaneydi.

Savaşlar, terör, saldırılar vs. yok muydu? Elbette vardı ama bu kadar çok değildi. Belki de sadece teknolojinin azlığı bizi bu kötülüklerden koruyordu.

          Hatırlıyorum da 90'lar da izlediğimiz çizgi filmler, diziler hep aile konusunu ele alıyordu. Dostlukların önemi anlatılıyordu. Şimdi genelde cinsellik ve şiddet ön planda ama burada en kötü örnek olan unsur şiddet.

          "Milenyum geliyor, dünyanın sonu gelecek. Uzaylılar dünyayı ele geçirecek!" cümlesini hatırlayanlar vardır. 1999’un sonlarına doğru herkesi bir heyecan sarmıştı, özellikle de yaşadığımız sarsıcı facia sonrasında bu yeniliğe odaklanmıştık. O yılbaşındaki fotoğraflar mevcutsa bir bakın. O zaman parlak, gümüş renk modaydı, çünkü milenyum çoğu kişiye göre değişim demekti ve o yıl, uzayla bağlantılı olarak, "gümüş" renk seçilmişti. Parlak ve payetli elbiseler, gömlekler yılbaşında çoğumuzun tercih ettiği bir renkti. Ben hariç, inadımdan ötürü hep tersine gitmişimdir. Hatırlıyorum da, o yıl saçımı geçici bir boyayla maviye boyamıştım, ona uygun olarak da mavi bir elbise giymiştim. Ama itiraf edeyim, yine modaya uyarak fileli bir hırka giymişliğim de vardı. Yine de o halimden uzak kalmayı ve fotoğraflara bakmamayı yeğlerim. Sonuçta ergendik.


          İşte bu Milenyum ile birlikte her şey değişti, çünkü bu tarihten sonra hızla gelişen teknoloji hepimizi esir aldı. Ben örneğin tam bir bilgisayarkoliktim. Nedeni ise basit aslında. Almanya’da yaşadığım ırkçılık nedeniyle içime kapanmıştım ve o dönemde internet denilen icat bana bambaşka bir dünyanın kapısını aralamıştı. Yeniden Memleketimden insanları bulup onlarla arkadaşlık kurmuştum ve beni kendime getiren şey de bu oldu. Üzerine bir de yazarlık olayı eklenince, kağıda yazmaktansa bilgisayarı tercih ettim. Başından kalkmamak için de çok direttim.


          Daha sonra çıkan akıllı telefonlar ile maalesef dünyadan artık iyice koptuk. Ne bir sohbet kaldı, ne de iletişim. Bir kafede buluşulduğunda bile herkes telefonuyla oynar hale geldi.


Oysa eskiden kahveler içilir, sohbetler edilir, kahkahalar atılırdı ve bir sonraki buluşma iple çekilirdi. Bunu yapan çok az kişi kaldı. Zaten okul bittikten sonra herkes kendi hayatlarına dönüp başka yerlere dağıldı ve iletişim azaldı. Artık nedense zamanla yarışıyoruz ve sabrımız tükendi.


          2000’li yılların başına kadar izlediğim filmlere ve şimdiki filmlere bakıyorum ve nasıl evrim geçirdiklerini görüyorum. En sevdiğim film yılı 80'ler ve 90'lar dır, çünkü o zamanlar en büyük korku filmlerinde bile bir merhamet vardı ve en kanlı sahneler bile izlenebiliyordu. Şimdi öyle mi? Korku filmi izlemek hayal oldu. Güzel bir gerilim filmi artık çok nadir çıkıyor. Herkes işkence ve vahşete meraklı. Komedi filmlerine bakıyorsunuz, onlarda da dil değişmiş. Mesela Evde Tek Başına, Bebek Firarda, Polis Akademisi gibi filmlerle nasıl eğlenirdik. Absürt filmler açısından Leslie Nielson nasıl da kahkaha attırırdı bize. Sonra ne oldu? Komediler ağır küfür ve cinsellik ile karışmış acayip filmlere dönüştü. İstisnalar dışında izlenecek filmler de azaldı. Bu açıdan Ben Stiller ve Adam Sandler düzgün filmler çıkartıyorlar bence. Unuttuğum birileri varsa affola. Yeşilçam’a girmeyeceğim, zaten komedilerin hali ortada. Hoşuma giden bir kaç kişi var sadece.


          İşte bu naiflikleri kaybettiğimiz gün Milenyum’un ilk zamanlarıydı. Oysa ki çok heyecanlı ve eğlenceli başlamıştık. Müzikler de güzeldi. Ne ara böyle vicdansız ve merhametsizlerle doldu dünya? Haberler ne ara izlenmez hale geldi. Televizyon ne ara karalara büründü. Masum çocuk ve hayvanların ölümleri ne ara bu kadar arttı. Neden yetişkinler olarak onları koruyamaz hale geldik? Eskileri çok özlüyorum. Yani o zamanlardaki modayı bile şimdiki zamanın durumuna değişirdim. Belki de Altın Çağ gelirse güzelleşir her şey. Kimbilir, belki de o son durakta inmeliydik.

İzlenme: 849 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇANAKKALE - HAVA DURUMU

CANAKKALE

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ