Sonbahar Nostaljisi

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

E-Posta : gelibolugaste@hotmail.com

Sonunda biraz da olsa yağmur yağdı ve benim yüzümde bir sırıtma oluştu. Bu sonbahar havası beni yine eskilere götürdü. Gelibolu’da kaldığım sonbahar dönemlerine.

Okulların açılmasıyla birlikte etrafın boş olduğu zamanı her zaman severim. Çocuklar bunu pek sevmese de sanırım çoğunuz bana katılacaktır. Herkesin o rutine döndüğü zamanlara geldi yine sıra. Sabah sevdiğiniz bir programın yanında ettiğiniz kahvaltının ardından yapılan işler, akşamları beraber yenilen yemekler yazın yaşanan kargaşadan daha güzel kanımca. Yazın çok sıcak olduğundan, pek iştah olmuyor haliyle ama havalar biraz soğumaya başladığında çorbalarla birlikte yemekler de yapılmaya başlanıyor. Yemek sonrası koyulan çaylarla birlikte filmler, diziler izleniyor. Biz pek dizici değiliz gerçi ama olsun. Genelde film izliyoruz ki bunu zaten biliyorsunuz. Sonbaharla birlikte yine klasik rutinim olan korku-gerilim filmlerime döndüm mesela. Yaz boyunca özlediğim noktalardan bir tanesi de buydu.

Eskiden yazları eski dizileri verirlerdi, mesela Arzum Onan ve Mehmet Aslantuğ’un oynamış olduğu "Sıcak Saatler" dizisini severek izlerdim. Ayrıca eskiden verilen çizgi film kuşağı da eğlenceli olurdu. Bugs Bunny özellikle favorimdir ama maalesef artık böyle tekrarlar yok. Neredeyse tüm kanallarda acayip ve bana göre saçma yarışma programları yayınlanır olmuş. Bunun dışında çocuklara göre de pek bir program yok zaten. Film deseniz, hep Kemal Sunal’ın bir kaç filmi veya Rocky, Rambo serisi var. Telif mi yüksek geliyor, yoksa başka şeyler mi var bu işin içinde bilmiyorum ama o eski yaz günü televizyon keyfi daha iyiydi. Belki de internet vs. var diye uğraşmıyorlar, bilemiyorum ama bilgisayar başında aynı zevk olmuyor.

Tekrar olarak yeni sayılabilecek dizilerden tekrar izlenilesi bence sadece Aşk-ı Memnu. Geçtiğimiz seneye kadarki "Doktorlar" furyası da bitmiş. Artık siz düşünün halimizi.

Bir başka sonbahar klasiği de müzik tarzının değişmesidir. Yazın dinlediğimiz zp zıp havasındaki müzikler yerini daha klasik ve slow parçalara bırakır. Ben mesela Yansımalar’ı dinlemeyi severim. Eskiden tramplenlerin orada toplanıp müzik yaptığımız, dinlediğimiz günleri çok özledim. Neyzen arkadaşımızın ney sesiyle ruhumuzu doyurduğu o günler resmen burnumda tütüyor. Keşke zaman dursaymış da eskilerde kalsaymışız diyorum hep. Her  şeye bu kadar kolay ulaşamadığımız ve her şeyin kıymetini daha iyi bildiğimiz zamanlarda zaman dursaymış. Şu akıllı telefonların esiri olmaktansa sokaklarda arkadaşlarımla sohbet ettiğim günlere geri dönmeyi tercih ederim. Birileri zaman makinesi bulursa haber versin bana. O zamana kadar eskileri düşünerek tebessüm etmeye devam.

Bu arada aldığım duyumlar doğruysa Şengül Hamamı’nın restore edilecek olması beni inanılmaz mutlu etti. Çocukluğumdan beri istediğim şey gerçekleşiyor. Haberler doğruysa, umalım ki aslına uygun bir şekilde restore edilir.

Tarihi yerlere daha çok önem verilmeli. Eski evlerin yerine apartmanlar dikilince kalbim acıyor. Gelibolu da maalesef bu yönde gidiyordu en son gördüğümde. Bodrum’da mevcut olan 3 kat sınırlaması gibi bir yasa olsa da güzel Gelibolumuz şehirleşmese.

İzlenme: 731 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR