Spontane Olmak

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

E-Posta : gelibolugaste@hotmail.com

          Geçtiğimiz hafta Bodrum’a acayip yağmur yağdı ve bir Bodrum klasiği olarak hemen elektrikler gitti.

2015 yılı olmuş hala en ufak bir yağmurda elektrikler gider, sular kesilir ve daha bir sürü şey.

Sitem etmekten yorulduğum için konuyu başka yere bağlayacağım.


İşte böyle yağmurlu ve elektriksiz bir günde eşimin aklına harika bir fikir geldi.

"Fotoğraf makinesini ve malzemeleri kap gezmeye ve fotoğraf çekimine çıkıyoruz!" dedi.

Ben de bayıla bayıla hemen hazırlandım ve kısa bir sürede evden çıktık.

Nereye gittiğimizi merak ediyordum. Tam da, Bodrum içinde nereye gidip çekim yaparız diye düşünüyordum ki, bir de baktım Bodrum’dan çıkıyoruz. "Hayırdır?" dedim.

Eşim "Stratonikeia’ya gidiyoruz!" dedi

 

Şaşırmıştım. bunu beklemiyordum. Daha önce de gitmiştik ama kısaca gezebilmiştik.


Bilmeyenler için kısaca anlatayım Stratonikeia, Yatağan (Muğla) tarafında terk edilmiş bir antik şehir.

Terk edilme sebebi ise yakınına yapılmış olan termik santral olarak gösteriliyor ama bana nedense başka efsaneler de olabilir gibi geliyor.

Bir çok antik kenti gezdik ve şunu söylemeliyim ki burası gerçekten de çok farklı.

Henüz yer altında keşfedilmemiş olan eserler olduğu bilinen bu yerde tarihi sütunların yanı sıra tarihi evleri bulmak insana burasını daha da ilginç kılıyor.

Tabii evlerin çoğu harabeye dönmüş durumda ama bildiğim kadarıyla bir kaç kişi halen daha orada yaşamakta olduğu için düzgün olan binalar da mevcut.

Bahar döneminde gitmek büyük avantaj çünkü etraf yemyeşil olduğu için her yer daha da etkileyici gözüküyor ve fotoğraf çekmek için gerçekten de çok doğru bir seçim.

Bu antik kenti gezerken insan Hasan Karacadağ filmlerini anımsıyor.

Ürkütücü bir havası da var yani.

Benim kafamdan ise geçen düşünce şuydu:

  • Gerçekten de güzel olan bu küçük köy nasıl terk edilmiş?

  • Gerçekten de termik santral yüzünden mi?

  • O zaman o santralin oraya yapılmasının maksadı neydi? İnsanlar evlerinden olmuş sonuçta.

  •  

  • Diğer bir soru işareti ise yine termik santralin diğer tarafında kalan evlerin dolu olması.


          Kafamı kurcalayan bir sürü soru vardı, ancak şunu da tekrarlamak istiyorum fotoğraf çekimi için gerçekten de doğru bir seçimmiş.

Stratonikeia’dan çıktıktan sonra bir de Belen kahvesine gidelim dedik. Hani şu meşhur "Ormancı" türküsünün geçtiği yer.

Yeri güzeldi, gerçekten de manzarası hoştu; ancak kahve beklediğimiz gibi değildi.

 

Tarihi yerin etrafını penlerle kaplamak ne kadar doğru bilemiyorum. Ayrıca tuvaletin yerini sormasanız esas olayın geçtiği binayı es geçebilirsiniz. Biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu ama ormancı ile ilgili bilgi sahibi olduk ve enfes bir kekik balı aldım.


Dönüşte acıktık haliyle ve bir yerlerde oturalım dedik.

"Güzelköylü" dizisinin çekildiği Güzelköy’e gittik biz de, orada yemek yedikten sonra da etrafa bakalım dedik ama bakamadık; çünkü çekim dolayısıyla tüm yolları kapatmışlardı.

Adımımızı atmamızla teknik ekipten biri gelip "Çekim var, çekilelim arkadaşlar!" cümlesiyle kovalayınca. "İyi ki bu soğuk sektörün ortamından uzak durmuşum!" dedim kendime.

Kardeş Payı dışında neden dizi izlemediğimi hatırlamış oldum bir kez daha.

Sizlere önerim, siz de spontane bir şeyler yapın.

Arabanız varsa atlayın ve gezmeye gidin. Antik şehir olsun, bilmediğiniz bir yer olsun gidin gezin.

Yeni yerler keşfedin, fotoğraf çekin, anı biriktirin.

 

O gün eşim bu fikirle gelmeseydi günümüzü televizyon önünde öldürecektik ama bakın şimdi herkese anlatacağım bir maceram oldu.


Bu arada aklımdayken 14-22 Mart arası düzenlenecek Bursa TÜYAP Kitap Fuarı’nda "Hayal-i Rüya" Lions standında satışta olacaktır. Gelirin yarısı "Alzheimer Hasta Bakımevi" yararına bağışlanacaktır. Tüm yardımseverleri bekliyoruz!

İzlenme: 1090 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR