Yarım Kalmış Kitaplar

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

Melis Büyükplevne (Konuk Yazar)

E-Posta : gelibolugaste@hotmail.com

Evi düzenlerken kitaplığıma yerleştireceğim yeni kitaplarıma bir göz gezdirdim ve son dönemde bir kaç kitabı yarıda bıraktığımı fark ettim. Bir kaç denemede bulunsam da maalesef sonunu getiremediğim kitapları hala bitiremiyorum. İşin ilginç kısmı bu konuda tek başıma olmadığımı öğrendim. Çevremde bir sürü insan artık güzel kitap bulmakta zorlandığını söylüyor. Bir yazar olarak her zaman önem verdiğim bir şey akıcılık olmuştur. Yazdığım kitapları neden daha kalın yapmadığımı sorduklarında. "Çünkü hikaye bu, daha fazlası uzatmak ve sıkmak olur!" derim her zaman. İyi bir kitap en fazla 200 sayfadır bana göre, daha uzunu genelde süslemedir. Tabi istisnalar hariç. Şimdi Trendeki Kız adlı bir romanın filmi çekilmiş. Bu romanı okudum, biraz ağır gidiyordu ama sonuna kadar meraktan okudum. Fragmanına baktım, tam da kafamda canlandırdığım gibi olacak sanırım film ama kimse büyük bir gerilim beklemesin, zira gerilimden çok dram içerikli bir kitaptı. İşte bu fragmanın altına kitabı yarıda bıraktığını söyleyen o kadar çok kişiye rastladım ki, bir an durup düşündüm. Maalesef günümüzde insanlar popüler olmanın kalite olduğunu düşünüp "Aa bu çok satıyormuş, kesin iyidir." deyip film olsun, kitap olsun, konusuna bakmadan alıyorlar.

Daha önce röportajlarımda da belirtmiştim. Çok satan kitaplara karşı alerjim vardır. Tabi çok sevdiğim bir yabancı yazar hariç. Ben okumaya başladığımda adam henüz yeniydi ama işinde o kadar iyi ki, hak ederek zirveye oturdu. Bu tarz başarılı ve kalemi iyi olan yazarları severim. Üstelik kendini bozmamışsa daha da severim ama maalesef günümüzde bu tarz yazarlar maalesef azınlıkta.

Yarıda bırakılan bir roman her yazarın (ticari düşünmeyen yazarların) kabusudur. İşte tam da bu nedenden ötürü kitabın kalınlığı değil içeriği önemlidir. Geçenlerde bir kitap aldım. Kapak muhteşem, arka kapak yazısı çekici, konu ilginç ama kitaba bir başladım, ilerleyemiyorum. Her satırda esniyorum. Bildiğiniz işkence çekiyorum. Kitabın arkasına baksanız beni kınarsınız. O kadar ballandıra ballandıra, öve öve anlatmışlar ki, kendinizi sorguluyorsunuz. Bir dahaki kitabımda ben de mi yapayım acaba yorumlu arka kapaktan. Bende New York Times yerine görümcesi falan yazar ama olsun, daha samimi.

          Konumuza dönecek olursam, bir eleştirim daha olacak. Özellikle de bu tarz kitapların yarıda kalmasının bir diğer sebebi var. Çeviri! Maalesef okumuş olduğum bazı kitapların çevirisi ve imlası sınıfta kalır ama sanırım bunu kimse umursamıyor. Üstelik bunu yapan yayınevleri arasında bayağı ünlü isimler de var. Kendi tecrübeme dayanarak bunun nedenini şöyle açıklayabilirim. "Bu kitap kafadan satar, isim yapmış, iki günde çevirip basalım!" zihniyeti çoğunlukta da ondan! Onlara göre en karlı iş bu ama maalesef bu nedenden dolayı gerçekten de güzel şeyler yazan yazarlar arada kaynıyor ve yok olup gidiyor. Yeni yeteneklere destek olduğunu söyleyen çoğu yayınevi de bu baskıları yapıyor, kimse inkar etmesin, çünkü para buradan geliyor. Daha doğrusu hazır para. Gelelim diğer probleme. Eğer tanınmış biri değilseniz, çevreniz yoksa yayınevleri kitapları basıp her şeyi sizden bekliyorlar. Ne bir reklam, ne bir tanıtım, ne başka bir şey. Eğer bunu yapan bir yayınevi varsa, bırakmayın orayı!

İşte bu destek olmama durumu da kitapları çok etkiliyor. Yazarlar ister istemez ilgi çekmek için farklı şeyler yapmaya başlıyor ve kendi çizgisinden çıkıyor. Bir türden anlamadığı halde her şeye karışanlara ayrı bir kızıyorum. Adam ömründe korku-polisiye okumamış ama ukalalık yapıyor mesela, tabi sorguya tutunca susuveriyor. Bu tiplerden da kaçınalım, çok ciddiye almayalım. Kimsenin zevkine güvenerek bir şeyi ne alın, ne de eleştiriye göre bir şeyden vazgeçin! Unutmayın ki renkler ve zevkler tartışılmaz. Bu nedenle de o sıkıldığım kitapların isimlerini asla vermem. Benim beğenmediğimi bir başkası bayıla bayıla okuyabilir çünkü.

Bunlardan bahsederken aklıma yine OHAL durumu geldi. Artık geçse de yeni kitabım basılsa diye heyecanla bekliyorum. Sizden tek ricam, bir kitabı ihtiyacı biri olmadığı taktirde paylaşmayın, parasını bu işten kazanan (benim gibi) yazarlara destek olun. Bırakın herkes kendi kitabını kendi alsın. Ayrıca bir kitap her ne kadar kötü olursa olsun, ona verdiğiniz para için asla pişman olmayın. En kötü yıllanmasını bekleyip o sayfaların kokusunu içinize çekin. Kitap işte tam da bu yüzden güzeldir! 

İzlenme: 746 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇANAKKALE - HAVA DURUMU

CANAKKALE

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ