ÇANAKKALE SAVAŞINDA GALATASARAYLILAR

Serdar Azak

Serdar Azak

E-Posta :

Çanakkale Zaferi'nin 104.Yıldönümü dolayısıyla Serdar Azak tarafından kaleme alınmış olan "Çanakkale Savaşında Galatasaray'lılar. 

Benim de mezunları arasında olmaktan gurur duyduğum Galatasaray Lisesi öğrencisi ve mezunu ağabeylerimin 1915 yılında gencecik yaşlarda Çanakkale Savaşlarına katılmaları ile bu savaşın Galatasaraylılardan oluşan insan malzemesini, insan öykülerini derleyip sizlere anlatacağım.

Galatasaray Lisesi mezunu olup da başta Çanakkale Savaşı olmak üzere 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşına katılmış birçok isim vardır. Çanakkale Savaşı’nın kaderini belirleyen kumandanlardan Cevat (Çobanlı) Paşa ve Ali Rıza (Sedes) Paşa başta olmak üzere, Galatasaray’dan yetişmiş birçok genç de çoğu zabit namzeti olarak farklı cephelerde görev almışlardır.

Şampiyonluk kupasını aldıktan hemen sonra cepheye giden 893 Hasnun Galip, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkma kararının altında imzası olan 38 Cevat (Çobanlı) Paşa, Nazım Hikmet'in dayısı 109 Mehmet Ali, Fenerbahçe'ye ilk gol atan Galatasaraylı 646 Celal İbrahim ve Çanakkale Zaferi’nin unutulmaz diğer Galatasaraylı kahramanlarının her birinin ayrı ayrı çok değerli olan hikâyelerini aşağıda siz Gelibolu Gaste okuyucuları için derledim.

Aşağıda sizlere anlattığım Galatasaraylıların hikâyelerini ayrıntılarıyla bilmemizin iki nedeni vardır:

Birinci ve önemli neden Galatasaray Lisesi’ni diğer eğitim kurumlarından ayıran Galatasaray'ın dayanışmaya dayanan kültürüdür ki işte bu dayanışma sayesindedir ki biz Galatasaraylılar hangi Galatasaraylının hangi cephede çarpıştığını, kimin şehit düştüğünü ayrıntılarıyla çok iyi biliyoruz.

İkinci neden ise, Ali Sami Yen'in büyük bir rolüdür çünkü Ali Sami Yen tıpkı haberleşme merkezi gibi çalışmıştır, kim hangi cepheye gitmişse Ali Sami Yen ile mektuplaşmıştır; Ali Sami Yen'de bu mektuplara sahip çıkarak saklamış ve bu mektupları bizlere bırakmıştır.

Bu vesileyle başta, 26 yaşında bir devriye uçuşunda Eskişehir'de şehit olan babam hava şehit pilot üsteğmen Hasan Basri Azak olmak üzere Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı’nda, görev yaptıkları savaşlarda ve cephelerde şehit olan tüm kahramanların aziz hatıraları önünde sevgi ve saygıyla eğiliyorum.


38 CEVAT (ÇOBANLI) PAŞA

Şakir Paşa’nın oğlu. 1888 Galatasaray Lisesi, 1891 Harp Okulu ve 1894'de Harp Akademisi mezunu. Goben ve Breslau’nun (Yavuz ve Midilli) Çanakkale Boğazı’na giriş emrini veren komutandır. Ağustos 1914'de Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığına atandı. Çanakkale Deniz Savaşları’nda, diğer komutanlarla birlikte, boğazın içinden savunma stratejisini geliştirdi ve bu stratejinin doğru olduğu 18 Mart 1915'de görüldü ve Çanakkale geçilemedi. Bu zafer üzerine "18 Mart Kahramanı" ünvanı aldı.

Çanakkale Kara Savaşlarında, Seddülbahir’de kolordu komutanı olarak görev yaptı ve muharebelere katıldı. Çanakkale’den sonra, Galiçya Cephesi’ndeki Osmanlı Ordusu’nun komutanlığını yaptı.

Mustafa Kemal’in 16 Mayıs 1919'da görevle Samsun'a gönderilmesi kararında onun imzası vardı. Milli mücadeleye katıldı ve Cumhuriyet döneminde orgeneralliğe terfi etti. Savaş bittikten sonra Genelkurmay Başkanı ve bilahare Harbiye Nazırı oldu. 


246 ALİ RIZA (SEDES) PAŞA

Süleyman Paşa’nın oğludur. 1888’de Galatasaray’ı bitirme sınavlarına girmeden Harbiye’ye geçmiştir. 1894'de Harp Akademisi’ni bitirerek kurmay subay olarak orduya katıldı. 31 Mart’ta Hareket Ordusu’nun kurmay subaylarından biridir.

1914'de Gelibolu'da konuşlanan 3. Kolorduya bağlı 8. tümen komutanlığına atandı. Sonra tümeniyle Halep'e ve oradan yeniden Gelibolu'ya nakil oldu.

9 Ağustos gecesi, Conkbayırı’nda Mustafa Kemal önderliğinde bir zafer olarak tarihe geçen süngü saldırısını gerçekleştiren ve kara muharebelerinin en kritik muharebesinde İtilaf ordusunu püskürten ve Conkbayırı’nı yeniden güvenli hale getiren 8.Tümen’in komutanıdır.

Bu zaferden sonra Ali Rıza Bey Kolordu komutanlığına yükseldi ve 1927 yılında vefat etti.  


893 HASNUN GALİP

St.Michel Lisesinden 1910 yılında Mekteb-i Sultaniye kaydolmuştur.

İlk numarası 238 olup okuldan mezun olduğu 1914'de numarası 893 olmuştur. Kendi döneminin en ünlü futbolcusudur. Galatasaray formasını son kez 23 Nisan 1915 tarihinde Galatasaray - Goeben'in (Yavuz) alman bahriyelilerle yaptığı maçta giydi, bu maçta Galatasaray'ın 4 golünden üçünü atmıştı.

Galatasaray futbol takımıyla şampiyon olup kupayı kaldırdıktan bir hafta sonra zabit vekili olarak Çanakkale cephesine 5. orduya gönderildi. 7. tümene bağlı 19. ve 21. alaylarda görev yaptı.

Çanakkale’de girdiği ilk muharebede, 21 Haziran 1915'de birliğiyle berabere Kerevizdere'de Kemalbey tepesini savunurken şehit düşmüştür.

Hasnun Galip, cepheden Zığındere'den Ali Sami Beye şu satırları yazmıştır;

"İdman alemi nasıl, devam ediyor mu? Hokey ligi ne oldu? Zafer inşallah bizim taraftadır. Burada yaptığımız hakiki idmanda zafer daima bizde, orada da daima Galatasaray'da olmasını arzu ediyorum. İdmancıların ve Galatasaraylıların cümlesine selam." 

Galatasaray Spor Kulübü’nün Beyoğlu’ndaki eski kulüp binasının bulunduğu sokağa ve kulüp binasına onun adı verilmiştir. 


794 İBRAHİM ORHAN 

Galatasaray Lisesi 1912 mezunudur. Fransa’da kimya eğitimi alırken, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya savaşına girmesi üzerine ülkeye dönüp pilotluğa başlamıştır. Savaş sırasında Almanya’da pilotluk eğitimi almıştır. Çanakkale cephesinde de pilot olarak görev almış ve bu cephede 30 Kasım 1915 tarihinde bir itilaf uçağı düşüren ilk Osmanlı pilotu olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın bitmesine doğru, 13 Temmuz 1918 tarihinde, Sakız Adasının üstünde uçağı Yunan topçusu tarafından düşürülmüş ve şehit olmuştur. 



158 MUSTAFA REFİK (SELİMOĞLU)

14 yaşındayken Galatasaray Lisesi’nde eğitimine başlamıştır. 1912’de Balkan Savaşı’na Galatasaray Lisesinden arkadaşları Namık ve Muhsin ile gönüllü katılmak istemiş ancak 16 yaşında olduğu için Rami Kışlası’ndan geri çevrilmiş ve askere alınmamıştır.

Birinci Dünya Savaşı başlayınca askere alınmış ve bağlı olduğu 15. Tümen’in Çanakkale’ye gönderilmesi üzerine Çanakkale Savaşları’ndaki Kirte Muharebesi’ne katılmıştır. Bölüğündeki 184 kişiden sadece 27 kişi hayatta kalabilmiş ve kendisi de ağır yaralı olarak İstanbul'a tedaviye gönderilmiştir. İyileştikten sonra hem diğer cephelerdeki savaşlara, hem de Kurtuluş Savaşına katılmış, yedi yerinden yaralanmış ve gazi olmuştur.  Dünya savaşından sonra Harp ve İstiklal madalyalarıyla onurlandırıldı. 

Soyadı Kanunu’ndan sonra Selimoğlu soyadını almış ve 1954’te Galatasaray Spor Kulübü’nün 30. başkanı seçilmiştir. Metin Oktay’ı Galatasaray’a transfer eden başkan olarak Galatasaray tarihine geçmiştir. 


119 AHMET REFİK

Galatasaray Lisesi’ne 1903’te girmiş ve 1911’de dönem birincisi olarak mezun olmuştur. Galatasaray Spor Kulübü’nün kurulduğu Galatasaray Lisesindeki sınıfın edebiyat öğretmeni Ata beyin oğludur. 

Okumak üzere Almanya’ya gönderilmiş ancak savaşın başlaması üzerine geri dönmüş ve seferberlikte askere alınmıştır. Harbiye’de eğitim görürken, Çanakkale’de Almanca bilen personele ihtiyaç olduğu için cepheye gönderilmiştir. Hamidiye tabyasında tercüman olarak görev yaparken Orhaniye tabyasına gönderilmiş ve İtilaf Donanması’nın ilk saldırısında yaralanmıştır. Daha sonra da bu savaşta başka bir mermiyle şehit olmuştur. Galatasaray Lisesinin, Çanakkale’de verdiği ilk şehittir. 


109 MEHMET ALİ

Büyük şair Nazım Hikmet’in hayran olduğu ve uğruna şiirler yazdığı dayısıdır. Galatasaray Lisesi öğrencisiyken, 1910 yılında okulu bırakmış ve 1912 yılında gönüllü olarak Balkan Savaşı’na katılmıştır. Özellikle 2. Balkan Savaşı’nda ön saflarda savaşmıştır. Bulgaristan’da savaşırken ağır yaralanmış, hatta hayatından ümit kesilmiş, ancak direnmiş ve hayatta kalmıştır. Askerlik mesleğine girmek istemiş ve topçu eğitimi almıştır.

Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman Çanakkale’de görev yapmak istemiş ve Çanakkale’nin en iyi eğitimci topçu subayı olmuştur. 19 Temmuz 1915’te veliaht Yusuf İzzettin Efendi’nin Çanakkale cephesini ziyaret ederken uyarıları dikkate almayarak ön cephelere gitmesi ve bunu anlayan İngiliz uçaklarının bombardımana başlaması üzerine uçaklara ateş açmaya başlamış, ancak İngiliz donanmasından atılan bir mermiyle şehit olmuştur. 


646 CELAL İBRAHİM

Galatasaray Lisesi 1909 mezunudur. Kürt Celal olarak da bilinir. Galatasaray futbol takımının Fenerbahçe’ye ilk gol atan futbolcusudur.  1905’ten, 1915’te askere alındığı zamana kadar, yani 10 yıl boyunca biri hariç tüm maçlarda oynamıştır. Galatasaray’ın Fenerbahçe’ye karşı 7 kişiyle 7-0 kazandığı meşhur maçın 4 golünü Celal İbrahim atmıştır. Ayrıca, Galatasaray’ın Türkiye futbol tarihindeki ilk yabancı maçta ilk golünü atan futbolcusudur.

23 Nisan 1915’te, yani kara savaşlarının başlamasından 2 gün önce, son maçını yapmış ve askere giderek Çanakkale cephesinde çarpışmış, ölümden dönmüştür. Sonra sırasıyla Filistin, Irak, Doğu Cephesi, yeniden Irak’ta savaşmış ve yaralanmıştır. Hastaneden Ali Sami Yen'e mektupta “şimdiye kadar altı muharebeye girdim ve sonunda yaralandım ” diye yazmıştır. 

İyileştikten sonra önce Doğu Cephesine gönderildi, orada da yaralandı. Sonra yeniden Irak'a gönderilmiştir. Irak'ta görev yaparken Ali Sami Yen'e yazdığı bir mektupta "Irak beni çürüttü, kemirdi" diye bir cümlesi vardır. İngiliz ordusuna karşı Bağdat’ı savunurken çok ağır yaralanmış ve kaldırıldığı Kazimiye hastanesinde şehit olmuştur. 

ABDURRAHMAN ROBENSON

Yakup, Ahmet ve Abdurrahman Robenson, üçü de Galatasaraylı olan Robenson kardeşlerden Ahmet Galatasaray’ın ilk kalecisidir. Yakup ise 1916 yılında Filistin cephesinde şehit olmuştur.

Kafkasya cephesinde 13 Nisan 1915'de tifüsten hayatını kaybeden Abdurrahman Robenson, Galatasaray Spor Kulübü kurucusu Ali Sami Yen'e cepheden gönderdiği mektubunda şunları yazmış;

"Eğer sağ salim avdet edersem (dönersem) pek bahtiyar olacağım. Eğer avdet edemezsem beni ve bizleri hatırlamak üzere bir gün tayin ediniz. O gün bizi tebdil ediniz (onurlandırınız). Kulübün nişanını daima göğsümde taşıyorum, muharebede beraberimde bulunduracağım, ölürsem nişanda göğsümde olacak ve nişanı da mezarıma götüreceğim."

Bayburt Hastanesinden Ahmet Robenson'a mektup;

Biraderiniz Abdurrahman'ın vefatı sizin kadar bizleri de müteessir bıraktı. Metin olduğu kadar namuslu bir askerdi. Yatağa yatar yatmaz fasıla ile ve anlaşılmaz bir tarzda şöyle buyurdu " Teşekkür ederim, zannedersem hastalığım o kadar mühim değil, çok soğuk almışım, bir şey değil lakin askerlerim yalnız kaldı ve vazifemi ikmal edemedim".

Hastalık son derece şiddetleniyordu, biz daima kalbini takviye ediyorduk, va esefa ki hiçbir kargiri tesir olmadı ve dinç vücut 29 Mart 1331 (13 Nisan 1915) alaturka saat dört buçukta elimizden uçtu gitti. Hastalığı tifüstü. 


949 MEHMET MUZAFFER

Gerçekte Çanakkale Savaşı’na katılmamasına karşın Mekteb-i Sultani’nin bu savaşla ilgili en bilinen figürüdür. 1898’de doğdu.  Redif Binbaşı Tevfik Bey’in oğluydu. Mekteb-i Sultani’de okudu. 

Birinci Dünya Savaşı devam ederken orduya katıldı. Çanakkale Savaşı’nın bitiminde cephedeki askeri malzemeyi İstanbul’a taşıması için görevlendirdi. Askeri kamyona yeni lastik almak için ödenek olmadığı için 100 liralık sahte kâğıt para çizdi. Kâğıt paraya “bedeli Dersaadet’te (İstanbul’da) altun olarak tesviye edilecektir” ibaresi yerine, “bedeli Çanakkale’de altun olarak tesviye edilecektir” yazdı.  



B
u sahte parayla lastikleri alarak askeri malzemenin taşınmasını sağladı. Daha sonra Sina Cephesi’ne gönderildi. Burada yaralandı ve mülazım (teğmen) rütbesine yükseldi. 1917 sonlarında Gazze savunması sırasında şehit düştü. 

392 EMİN BÜLENT SERDAROĞLU

Bir dönem Mekteb-i Sultani'de okuduktan sonra Harbiye'ye geçen Yarbay Muzaffer'in oğludur. 1905'te Mekteb-i Sultani’yi bitirdi.  Aynı yıl, Ali Sami ( Yen ) ve Asım Tevfik (Sonumutile birlikte Galatasaray Spor Kulübünü kurmuştur. Futbol takımının ilk sol açığıydı. 

Fecr-i Ati topluluğunun kurucuları arasında bulunan Emin Bülent’in 1910 yılında yazdığı Kin adlı şiir büyük ilgi gördü. 1912 yılında gönüllü olarak Balkan Savaşı’na katıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda Arıburnu’nda çarpıştı. Mustafa Kemal’in Çanakkale Muharebelerinin en ateşli günlerinde kendini motive etmek için Kin şiirini yüksek sesle okuduğu bilinir. 1932 yılında Kin şiirini Mustafa Kemal’in huzurunda kendi sesiyle okudu. 1942 yılında yaşamını kaybetti. 

679 AHMET ESAT TOMRUK  (İNGİLİZ KEMAL)

1892’de doğdu. Beş yaşında yetim kaldı. Dayısı tarafından 1903 yılında Mekteb-i Sultani’ye kaydedildi. Mektep öğrencisiyken yurtdışındaki Jön-Türklerle temas kurduğu belli olunca II. Abdülhamid’in hafiyeleri tarafından takibata uğradı. 1908 yılında İngiltere’ye kaçtı. Galatasaray’da başladığı boksa burada devam etti. 1914’te burada Navy College’ı bitirdi. Savaş çıkınca ülkeye döndü.

Çanakkale’de 5. Ordu Komutanı Müşir (Mareşal) Liman von Sanders Paşa’nın karargâhında görev yaptı. Çanakkale Savaşı’ndan sonra Teşkilat-ı Mahsusa için çalıştı. Milli Mücadele döneminde İngiliz boksörlerle yaptığı boks maçlarıyla dikkat çekti. İngilizler tarafından tutuklanan İttihat ve Terakki liderlerini hapisten kaçırmaya çalıştı, tutuklandı.

Çanakkale’deki İngiliz sahra hapishanesinden kaçarak Milli Mücadele saflarına katıldı. Bu dönemde kendisine İngiliz Kemal adı verildi. Bu dönemde İzmir ve Yunanistan’da genelkurmay için bilgi toplamaya çalıştı. Kimliği Çerkes Ethem’in adamları tarafından ortaya çıkarılınca tutuklandı. Atina’daki hapishaneden kaçarak İzmir’e geldi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra kırmızı şeritli liyakat kılıcıyla onurlandırıldı. 1966’da yaşamını yitirdi.

280 CEVDET

Cevdet 1893 yılında Mekteb-i Sultani’ye girdi ve 1899’da ayrıldı.

1901 yılında kurulan Türkiye’nin ilk futbol takımı olan Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü’nün (Black Stocking FC) oyuncularından birisiydi.

Siyah Çoraplıların 8 Kasım 1901 yılında oynadıkları ilk ve tek maçta yer aldı. Ancak saraya yapılan bir jurnal nedeniyle bu maçtan sonra Siyah Çoraplıların kurucuları hakkında soruşturma açıldı ve kulüp dağıldı. Siyah Çoraplıların kurucularından Cevdet, Topçu Okulu’ndan mezun olarak orduya katıldı. Cevdet Çanakkale’de 1915 yılında şehit düştü.

1048 MEHMET NAZMİ

1890 yılında dünyaya geldi. 1906 yılında 666 numarayla Mekteb-i  Sultani’ye kaydoldu.Aynı yıl babasını kaybetti. 1912’de patlayan Balkan Savaşı’nda Debre Osmanlı topraklarından ayrılınca yoksullaşan Mehmet Nazmi parasız gündüzlü öğrenci oldu, numarası da 1048 oldu.

1913’te Mekteb-I Sultani’nin Türkçe bölümünden üçüncülükle mezun oldu. Amacı bir yandan çalışıp, bir yandan da Fransızca bölümünden mezun olarak Mekteb-i Sultani diploması almaktı. Edebiyata meraklı olan Mehmet Nazmi Darülfunun’un Edebiyat Şubesine kaydoldu, bir yandan da rüştiye okullarından birinde Türkçe öğretmenliğine başladı. 1914’te savaş başlayınca orduya yazıldı. Altı aylık eğitimden sonra Mülazım-ı Sani (teğmen) rütbesiyle Çanakkale’ye gönderildi.

Zığındere’de 5 Temmuz 1915 günü şehit düştü. Bedeni İngilizlerden geri alınmış bir siperde bulunduğunda elindeki kılıcı sıkı sıkıya tutuyordu.

252 AZİZ ULVİ

19 Şubat 1915’te İtilaf donanmasının Çanakkale’nin girişindeki Osmanlı tabyalarını bombalaması sırasında Galatasaray’ın 119 Ahmet Refik’le birlikte verdiği ikinci şehit Aziz Ulvi oldu. Galatasaray’ın şehitleriyle ilgili araştırmalar yapan 1933 dönemi mezunu Ziyad Ebüzziya Bey, Aziz Ulvi’nin 19 Şubat’taki İtilaf bombardımanı sırasında yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, ancak ertesi gün yaşamını kaybettiğini aktarıyor.

YUSUF ZİYA ÖNİŞ

1892 yılında doğan Yusuf Ziya Mekteb-i Sultani’de bir yıl okuduktan sonra St. Benoit Fransız Lisesi’ni bitirdi. Galatasaray’ın futbol takımıyla ilk maçına 1 Eylül 1914’te Altunordu’yla oynanan hazırlık maçında çıktı. Daha sonra 2 Ekim 1914’te Fenerbahçe’ye karşı oynanan ve Galatasaray’ın 6-1 kazandığı maçta yer aldı, bu karşılaşmada iki gol attı. Daha sonra Birinci Dünya Savaşı’nda gönüllü olarak orduya yazıldı. Çanakkale’ye gönderildi ve bu cephede yaralandı.

Daha sonra hukuk okumak için İsviçre’ye gitti. 1922’de kurulan Türkiye Futbol Federasyonu’nun ilk başkanı oldu. Aynı yıl Galatasaray Spor Kulübü başkanlığına seçildi. Bu göreve 1950 yılında bir kez daha getirildi. 12 Ekim 1960’ta yaşamını yitirdi.

670 MEHMET NÜZHET ​​​


1908-1911 yılları arasında Mekteb-i Sultani’de eğitim gördü. Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine orduya katıldı. Harbiye Nezareti’nin  (Savunma Bakanlığı ) savaş sırasında çıkan dergi ve gazetelerde yayınlanmak üzere çektirdiği propaganda fotoğraflarında mektepten arkadaşı Hasnun Galip’le birlikte yer aldı. Çanakkale Cephesi’nde Hasnun Galip’le aynı kaderi paylaştı ve 1916 başında şehit düştü. -

GALATASARAY LİSESİ HASTANESİ -



Galatasaray Lisesi, Çanakkale Savaşları’nda 1915 yılında hastane olarak kullanılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı kayıtlarında, Çanakkale'den bu hastaneye yaralı olarak getirilen ve burada şehit olan 40 kişinin adı vardır.
 
  

İzlenme: 116 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÇANAKKALE - HAVA DURUMU

CANAKKALE

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ