-Pandemi günlerinden bir anı- 2020 Yılı 27 Mart Çarşamba Günü Kadıköy Organik Pazar için dışarıdaydım. Malum o #evdekal günlerinde insanlar siparişlerini evlerine istiyorlardı özellikle 65 yaş üstü insanlarımız… Dağıtım işlerini..
-Pandemi günlerinden bir anı-
2020 Yılı 27 Mart Çarşamba Günü
Kadıköy Organik Pazar için dışarıdaydım.
Malum o #evdekal günlerinde insanlar siparişlerini evlerine istiyorlardı özellikle 65 yaş üstü insanlarımız…
Dağıtım işlerini bitirdikten sonra her zamanki gibi Göztepe’de Marmara Üniversitesinin karşısında fotokopiciye gittim. Tıbbi Aromatik Bitkiler akademik çalışmalarım için gerekli fotokopi kırtasiye işlerini de aynı gün halletmek için…
Fotokopicide benden başka kimse yoktu, fotokopici Abi de internetten gelen işlerini yapıyordu..
Bu arada kapı açıldı gençten bir kız girdi içeri. Acelesi varmış gibi telaşla;
“1000 tane asetat istiyorum” dedi.
Fotokopici de ben de hayretle kıza döndük şaşkın bakışlarla.
Gencecik bir kız, yorgun görünüyor, üniversite öğrencisi herhalde ama üniversiteler kapalı, 1000 asetatı ne yapacak ki… diye düşünürken genç kız halimizden anlamış olacak; sıradan bir şey söylermişçesine;
“Doktorum ben” dedi.
Biz anlamaz anlamaz bakınca;
“Bu asetatları kesiyoruz, hastalardan örnek alırken kullanıyoruz” dedi.
“Bir de siperlik yapıyoruz” dedi.
Bir an göz göze geldik fotokopiciyle sonra merakla Doktor Kıza döndük.
“Ekipmanımız yok” dedi, önüne bakarak
“Biz de hem doktorluğumuzu hem de elişi becerilerimizi geliştiriyoruz” dedi.
Ve hepimizi ezdi geçti gencecik Doktor Kızımız!
Fotokopici bir koca tomar asetat tutuşturdu Doktor Kızın eline.
“Ne kadar” diye sordu Doktor Kız.
Fotokopici duvarında asılı büyük boy portreyi işaret ederek:
“Başhekim bey ödedi kızım onun parasını” dedi.
Fotokopici ve doktor İki kahramana bakakaldım öylece!
Doktor kız mahcubiyet içinde.
“Alkışa değil işte buna ihtiyacımız vardı” diyerek gitti.
Fotokopiciye hesabımı ödedikten sonra duvardaki resmi işaret ederek:
“Şunu da alın lütfen Başhekim Bey göndermişti, askıda dursun, bir sonraki asetatların parası” dedim.