“Gün olur, alır başımı giderim,” dedi ÅŸair… Gün olur, bu hayal gerçekleÅŸir, alır başını gidersin; ÅŸu ada senin, bu ada benim, yelkovan kuÅŸlarının peÅŸi sıra… Çiçeklerin gürültüyle açtığı, gürültüyle tüten..
“Gün olur, alır başımı giderim,” dedi ÅŸair…
Gün olur, bu hayal gerçekleÅŸir, alır başını gidersin; ÅŸu ada senin, bu ada benim, yelkovan kuÅŸlarının peÅŸi sıra… Çiçeklerin gürültüyle açtığı, gürültüyle tüten topraklara… Yeni bir baÅŸlangıca…
Bir küçük ev yaparsın kendine; tahta panjurlu, tahta duvarlı… Başına kadar mavi, başına kadar güneş… Rüzgâr sesi, kuÅŸ sesleri deli gibi… Küçük bahçesi zakkumlu, palmiyeli, nar aÄŸaçlı… Ve çiçekler, çiçekler…
Günler geçer, komÅŸuların olur, çoÄŸalırsın… Sabahları gözlerini gürültüyle açarsın, gürültüyle egzoz tüten caddelere… Başına kadar beton, başına kadar gölge… Rüzgâr susar, kuÅŸlar göç eder… Palmiye kurur, zakkum, nar aÄŸacı, çiçekler boyun büker…
Gün olur, alır başını gider hayaller…