Sigara kullanımı, günümüzde önlenebilir hastalıklar ve erken ölümlerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl milyonlarca insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Buna..
Sigara kullanımı, günümüzde önlenebilir hastalıklar ve erken ölümlerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl milyonlarca insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Buna rağmen sigara, toplumda hâlâ yalnızca bireysel bir tercih ya da kötü bir alışkanlık olarak algılanabiliyor. Oysa sigara kullanımı, nikotinin yol açtığı güçlü bir bağımlılık olarak ele alınmalıdır.
Bayındır İçerenköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Taş, sigara bağımlılığına dikkat çekmek, sigarayı bırakmayı düşünen bireyleri desteklemek ve toplum genelinde farkındalık oluşturmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek şunları söyledi.
Sigara, Çok Sayıda Hastalığın Temel Nedeni
Sigara dumanı içerisinde bulunan binlerce kimyasal maddeden en az 70’inin doğrudan kanserojen olduğuna dikkat çeken Bayındır İçerenköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Taş, sigaranın akciğer kanseri başta olmak üzere kalp-damar hastalıkları, inme, KOAH, ağız ve gırtlak kanserleri ile mide ve pankreas kanserleriyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.
Prof. Dr. Dilaver Taş, sigaranın zararlarının yalnızca içen kişiyle sınırlı kalmadığını vurgulayarak, “Pasif içicilik; özellikle çocuklar, gebeler ve yaşlılar için ciddi sağlık riskleri oluşturur. Çocuklarda astım atakları, solunum yolu enfeksiyonları ve ani bebek ölümü sendromu, pasif sigara dumanına maruz kalma ile ilişkilidir” dedi.
Sigarayı Bırakmak İçin Asla Geç Değil
Toplumda yaygın olan “Artık çok geç” düşüncesinin bilimsel bir karşılığı olmadığını belirten Prof. Dr. Dilaver Taş, sigaranın hangi yaşta bırakılırsa bırakılsın sağlık üzerinde olumlu etkiler sağladığını ifade etti.
“Sigarayı bıraktıktan sadece 20 dakika sonra kalp hızı ve kan basıncı düşmeye başlar. 24 saat içinde kalp krizi riski azalmaya başlar. Birkaç hafta içinde akciğer fonksiyonları iyileşir. Bir yılın sonunda koroner kalp hastalığı riski yarıya iner. Uzun vadede ise kanser riski belirgin şekilde azalır” diyen Taş, sigarayı bırakmanın her yaşta yapılabilecek en değerli sağlık yatırımlarından biri olduğunu söyledi.
Sigara Bağımlılığı İrade Değil, Tedavi Meselesidir
Sigara bağımlılığının yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve davranışsal boyutları olan karmaşık bir süreç olduğunu belirten Prof. Dr. Dilaver Taş, nikotinin beyinde dopamin salınımını artırarak geçici bir rahatlama hissi yarattığını, bu etkinin kısa sürede geçmesiyle birlikte bağımlılığın pekiştiğini ifade etti.
“Sigara, stresle başa çıkma ya da sosyalleşme aracı gibi algılansa da aslında kişiyi farkında olmadan tekrar eden bir bağımlılık döngüsüne sokar. Bu nedenle sigarayı bırakma süreci irade eksikliğiyle değil, profesyonel destek gerektiren bir tedavi süreci olarak değerlendirilmelidir” dedi.
En Zor Günler İlk Günler
Sigarayı bırakma sürecinde en zor dönemin genellikle ilk 3–5 gün olduğunu belirten Prof. Dr. Dilaver Taş, özellikle 2. ve 3. günlerde nikotin yoksunluk belirtilerinin zirve yaptığını söyledi.
Bu dönemde şiddetli sigara isteği, huzursuzluk, sinirlilik, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı, uykusuzluk ve iştah artışı gibi belirtilerin sık görüldüğünü belirten Taş, “Bu belirtiler kalıcı değildir. Sigara isteği genellikle 5–10 dakika sürer ve geçer. İlk haftayı geçen bireylerin bırakma başarısı belirgin şekilde artar” dedi.
Kilo Almak Kader Değil
Sigarayı bırakınca kilo almanın kaçınılmaz olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Dilaver Taş, doğru stratejilerle çoğu kişinin ya hiç kilo almadığını ya da çok sınırlı kilo aldığını belirtti. “Sorun sigarayı bırakmak değil, yerine ne koyduğumuzdur” diyen Taş, su tüketiminin artırılması, sigara isteğiyle açlığın karıştırılmaması ve düzenli ama aşırı olmayan fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti.
Elektronik Sigara Çözüm Değil
Elektronik sigaranın zararsız olduğu yönündeki algının yanlış olduğuna değinen Prof. Dr. Dilaver Taş, elektronik sigaraların nikotin bağımlılığını sürdürdüğünü ve akciğeri tahriş eden, damar fonksiyonlarını bozan maddeler içerdiğini belirtti. “Asıl hedef nikotinsiz bir yaşam olmalıdır” dedi.
Amaç Yargılamak Değil, Desteklemek
9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü’nün sigara içen bireyleri suçlamak için değil, onları anlamak ve desteklemek için var olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dilaver Taş, sigarayı bırakmanın yalnızca bireyin değil; ailesinin, çevresinin ve gelecek nesillerin sağlığı için de önemli bir adım olduğunu söyledi.
“Bugün bırakılan bir sigara, yarın kazanılan bir nefes demektir. Sigarayı bırakmak zor olabilir; ancak bırakmamak çok daha ağır bedeller gerektirir. Bir gün değil, bugün başlamak mümkündür” sözleriyle çağrısını yineledi.