Basının teknolojik gelişmelere karşı en büyük sınavı veren sektör olduğuna dikkat çeken İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, bir yandan internetin diğer yandan yapay zekanın sektörü ciddi sıkıntılar ile karşı karşıya..
Basının teknolojik gelişmelere karşı en büyük sınavı veren sektör olduğuna dikkat çeken İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, bir yandan internetin diğer yandan yapay zekanın sektörü ciddi sıkıntılar ile karşı karşıya bıraktığını vurguladı. Bülent Turan “yapay zeka belki fayans ustasını, belki bir mühendisi bu kadar etkilemedi ama Basın dünyasını olduğu gibi etkiliyor. Yapay zeka sektörü hem değiştirdi, hem tehdit ve riskler ortaya koydu” dedi.
Yapay Zeka Ciddi Tehdit
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan 11’inci Anadolu Medya Çalıştayı’nda dikkat çekici değerlendirmeler yaptı. Turan, sanayi devriminin bazı insanların işlerini elinden aldığını ancak bunu daha iyisini yaparak gerçekleştirdiğini ancak yapay zeka ve sosyal medyanın basın işini daha iyi yapan değil, tam bir dezenformasyon ve niteliksizleştirme ortaya koyarak bir tehdit ortaya koyduğunu ifade etti..
“Bilgi Çöplüğü Oldu”
Bülent Turan şöyle konuştu: “Mesele birinin işsiz kalması değildir. Mesele insanın yanlışa, yanlış bilgiye maruz kalma tehdididir. Yapay zeka yalan haberleri süzerek yeni bir yalan metin hazırlıyor. Bunda. 20-30 yıl önce internetin ne kadar büyük bir nimet olduğunu konuşurduk. Şimdi nasıl bir bilgi çöplüğü olduğunu konuşuyoruz. Yapay zekanın da bu riski kendi kendine düzeltmesini bekleyemeyiz. İnternette yaşanan sürecin yapay zekada yaşanmaması için insanın düzenleyici müdahalesine ihtiyaç var. Bu yüzden bu toplantılar, çalışmalar çok kıymetli”.
Sosyal medyaya da, yapay zekaya da tümüyle bir müdahale ve etkinin bir ütopya olacağını belirten İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan “Bir kanun çıksın her şey düzelsin gibi bir durum hayatın akışına ters. Ancak, mesleğini canıyla, kanıyla yapan insanların emeğini, itibarını korumak, değerli olan ile olmayanı ayırdetmek için adım atmak hepimizin hedefi olmalıdır” dedi.
“Bakanlığımız Kesintisiz Hizmet Yapıyor”
Bülent Turan, Basın Meslek Yasası ve Medya Meslek Birliği projesine Bakanlık olarak destek olduklarını söyledi ve İçişleri Bakanlığı’nın her ne kadar kolluk faaliyetleri ile ön plana çıksa da bunun yanı sıra Göç, Nüfus, AFAD ve Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü gibi geniş bir yelpazede önemli ve değerli hizmetleri kesintisiz olarak yerine getirdiğine vurgu yaptı.
“Dünya Bir Kırılmanın Eşiğinde”
Basın ve medyaya en fazla ihtiyaç duyulan zamanlardan geçildiğine dikkat çeken İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan konuşmasını şu ifadeler ile sürdürdü: “Dünya büyük bir kırılmanın eşiğinde. 3 Ocakta bir Devlet başka bir Devlet Başkanını yatağından aldı götürdü. 2 Ocakta sorsak kimsenin aklına gelmezdi. Şu an Basra Körfezinde bir donanma var. İran’a müdahale olur mu olmaz mı bu tartışılıyor. 40 yıldır PKK ya destek olanlar kapılarını, musluklarını kapattı. Suriye, Irak belki yarım yüzyıldır ilk kez kendi dengesini bulmaya çalışıyor. Filistin’de hala masum insanlar öldürülüyor. Ateşkes ihlalleri, İsrail’in utanmazlığı, yüzsüzlüğü, hukuk tanımazlığı nedeniyle sıradan bir hale geldi. 24 Şubatta Rusya Ukrayna savaşı 4’üncü yılına giriyor. Sorsak 20 günde biter deniyordu. Tüm bu gelişmelerde masadayız. Ya denge unsuru, ya güvenilir bir ara bulucuyuz. Bugünlere kolay gelinmedi. Birilerinin dediği gibi içe hapis olsaydık, küçük dünyamızdan çıkmasaydık tüm bu masaların içinde oyuncu değil oynanan olurduk. Çocukluğumuzda Türkiye Yunanistan ile kıyaslanırdı. Farkında mısınız ama siyasi gündemde neredeyse Yunanistan’ı unuttuk. Üretimimizde, ihracatımızda, dünyadaki yerimizde, savunma sanayimizde asla kıyas yok. İngiltere ile Almanya ile Rusya ile ABD ile konuşuluyor, kıyaslanıyoruz. Elbette sorunlarımız var ama altından kalkacak gücümüz de var. Tecrübemiz, güçlü liderliğimiz de var. Bakın geçen hafta 6 Şubat asrın felaketi büyük depremin yıldönümü idi. Altından kalkılmaz dendi. Battık dendi. Bulgaristan’ın yüzölçümü kadar bir alandan, 11 ilden bahsediyorum. 150 milyar dolar maliyetten, 455 binden fazla konut inşasından bahsediyorum. Peki bunları neden anlatıyorum? Çünkü bunları söylemek, yazmak da cesaret istiyor. Özgür Basın sadece iktidarı eleştiren Basın değildir. Yapılan iyi işleri erdemlice anlatmak, iktidarı sorgularken, muhalefeti de sorgulamak, yolsuzluğu başarısızlığı sadece iktidarda değil muhalefette de aramak cesaret işidir. Yoksa hırsız her yerde hırsız, huysuz her yerde huysuzdur. Bunları yapay zeka yapamaz, insan yapar. İşte o yüzden bu mesleği hakkıyla yapan insanlara ihtiyaç var”.
“Terörsüz Türkiye Bir Kazanım”
Türkiye’nin ‘terörsüz Türkiye’ diye bir süreç yönettiğini de dile getiren Bülent Turan, Türkiye’nin 50 yıllık acılarla dolu bir sayfayı kapatmaya çalıştığını belirtti. Turan “Elbette kolay değil. Elbette cesaret kadar sabır da lazım. Elbette kararlılık, bazen dişleri sıkma, bazen dudakları ısırmak lazım. Hatta bazen duymamak, bazen konuşmamak lazım. Büyük fotoğrafa bitiminde ülke kazancına bakmak lazım. Ucuz sloganlara, sosyal medyada etkileşim manyağı olmaya, şöven beyanlarda itibar etmemek lazım. Yoksa ne meseleler çözülebilir ne bu acılar diner. Sorumluluk hepimizin sorumluluğu. Eğer Türkiye bu meseleyi hallederse geleceğe daha farklı koşacak, sosyal anlamda, ekonomik anlamda, demokrasi anlamında Türkiye’nin doğusu batısı bambaşka bir süreç ve ivme yaşayacak. Yoksa bilmiyor muyuz kim terörist, kim değil. Bilmiyor muyuz kim terör yandaşı kim değil. Ama İspanya ne yapmışsa İngiltere ne yapmışsa biz de onu yapıp nokta koymak, terörsüz bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bakınız iki yıldır teröre can vermedik. Bu çok önemli bir kazanım değil mi?”
Turan Yeni Nüfusu Açıkladı
Konuşmasında Türkiye’nin yeni ve son nüfusunu da ilk kez açıklayan Bülent Turan “86 milyon 92 bin 168 kişi olduk” dedi. Turan şöyle devam etti: “85 milyon farklı düşünürüz, farklı hissederiz ama aynı bayrağın altında yeri geldiğinde aynı çorbaya kaşık sallarız. Beraber üzülürüz beraber seviniriz. Dün itibariyle 86 milyon 92 bin 168 kişi olduk. Geçen hafta hem Alevi dedeleri, hem Hıristiyan vatandaşlarımızın yöneticileri misafirimizdi. Herşeyi konuşacağız. Bize düşen ne varsa cesaretle adım atacağız. Bu adımları atarken de, doğruya doğruyu, yanlışa yanlış diyen medya en büyük rol arkadaşımız olmalı. Önce her şahıs, her meslek grubu aynaya bakmalı. Ben uzun yıllar siyasette görev aldım, utandığım da oldu, gurur duyduğum da. Şimdi Bürokrasi deyim, yine utandığım ve gurur duyduğum anlar da oluyor. Kalemini silah gibi kullananlara, 3 kuruş reklam için iftira atanlara “dur” deyin lütfen. Etrafınızda yanlış yapana “dur” deyiniz.
Makamları, görevleri babasının malı gibi görenlere “dur” deyiniz. Egosu boyunu aşmış hırsından kibrinden ne yaptığını bilmeyenlere “dur” deyiniz. Önce çevremiz ve meslektaşlarımız medyada da çok var bunlardan. En büyük görev size düşer”.
#BülentTuran #AnadoluMedyaÇalıştayı #BasınDünyası #YapayZeka #DijitalDönüşüm #Dezenformasyon #MedyaEtiği #Gazetecilik #İnternetHaber #TeknolojiVeİnsan #GeliboluHaber #İçişleriBakanlığı #TürkiyeNüfusu #86Milyon #TerörsüzTürkiye #MilliBirlik #BasınMeslekYasası #6ŞubatDepremi #SavunmaSanayii #GüçlüTürkiye #GündemHaber #DoğruHaber #ÖzgürBasın #SiyasiGündem #HaberAnaliz #SosyalMedyaEtkisi #BilgiKirliliği #KamuHizmeti #AnadoluMedyası