Son Dakika: Çanakkale’den Kanberra’ya Tarih Köprüsü *** Turan, Tarihi Medya Çalıştayı’nda Konuştu *** Çanakkale’nin Yeni Nüfusu Belli Oldu: Şehirleşme Oranı Artıyor *** Depremi Anlamak: “6 Şubat Asrın Felaketi” Paneli Gerçekleştirildi *** Evreşe’de Hayati Eğitim: “Kanserden Değil, Geç Kalmaktan Korkun” *** Bize ulaşabilirsiniz... WhatsApp İletişim Hattı: 0 543 795 12 77

Topumuz Kaçtı Tanzim Satışa

Dinleyin, size bir hikaye anlatayım… O zamanlar ortaokuldayım, İzmir’de Beton Yol’da. Bizim okulun bahçesindeki hentbol sahasında top oynuyoruz, yolun karşısında da Tanzim Satış var. Sene 85-86 falan… Top oynuyoruz dediysem,..

Topumuz Kaçtı Tanzim Satışa
Yayınlanma: 82 Okuma

Dinleyin, size bir hikaye anlatayım…

O zamanlar ortaokuldayım, İzmir’de Beton Yol’da. Bizim okulun bahçesindeki hentbol sahasında top oynuyoruz, yolun karşısında da Tanzim Satış var. Sene 85-86 falan…

Top oynuyoruz dediysem, hepimiz lisanslı oyuncuyuz zaten. Balçova İdmanyurdu’nda oynuyorum o zamanlar, A gence kadar da oynadım zaten. Amatöre çıkacağım yıl üniversiteyi kazandım, geldim İstanbul’a… Ama devam etmedim; çünkü futbolla üniversite arasında seçim yapmak gerekti, neyse.

Neyse, bir gün topumuz kaçtı Tanzim Satış’a. Hep kaçıyordu ya zaten… O gün Tanzim Satış’taki abileri çok kızdırmışız herhalde, vermediler topumuzu. Kedi gibi dolanıyoruz etrafta. Derken okuldan müdür yardımcımız çıktı, aynı zamanda da Tarım hocamız! Yaaa, inanır mısınız? Biz o zamanlar okulda Tarım dersi görüyorduk! Üstelik de müdür yardımcısıydı Tarım hocamız!

Anlattık Tarım hocamıza durumu. Hoca, “Durun siz,” dedi, girdi Tanzim Satış’tan içeri. Bekle Allah bekle, çıkmaz. Neden sonra çıktı, ellerinde alışveriş etmiş bir yığın şey… “Gelin alın topunuzu çocuklar,” dedi, “Bir daha da kaçırmayın haaa!” Tanzim Satış’taki abiler, “Dua edin hocanız var, yoksa zor alırsınız topu,” diye gözdağı verdiler. Gerçi hepimiz biliyorduk ertesi gün onların da gelip bizle top oynayacaklarını ya, çocuk aklı işte…

Çok şey öğrendik biz Tanzim Satış’taki abilerden. Mesela sıraya girmesini öğrendim onlardan… Bir gün Tanzim Satış’a göndermişlerdi beni kıyma almak için. Yaaa, işte o zaman kıyma, et alabiliyorduk biz; hem de işçi emeklisi babamın maaşıyla! Kıyma almak için girdim Tanzim Satış’a, geçtim en öne: “750 gram kıyma,” dedim, “yağsız tarafından.” “Geç bakayım sıraya,” dediler bana, tatlı sert tarafından. Sıraya geçmeyi öğrendim ben Tanzim Satış’ta…

Sonra ne öğrendim? Oradan aldığımız patatesin Ödemiş’ten geldiğini, Ödemişli üreticilere Tanzim Satış’ın ürettirdiğini öğrendim. Sütün, yoğurdun da Tireli üreticilere ürettirildiğini… Daha sonra nergis çiçeğinin de Karaburun’da, enginarın Urla’da, mandalinanın Seferihisar’da, çileğin Emiralem’de üreticilere ürettirildiğini; domatesin, biberin hep böyle üretildiğini, desteklendiğini öğrendim. TARİŞ’in ne olduğunu öğrendim. “Ofis”in ne demek olduğunu, çiftçiler için ne anlama geldiğini öğrendim.

Sonra babam anlatırdı rahmetli; domatesle, narenciyeyle Aliağa’daki rafineriyi Ruslara yaptırdığımızı anlatırdı. “Köylü milletin efendisidir” sözünü babamdan duymuştum ben ilk. “Atatürk’ün lafı,” demişti, “iyi belle!”

Bakın, Tanzim Satış ta o zamanlar vardı. Amacıysa tarımsal üretimi, üreticiyi desteklemekti… Züğürt Ağa gibi elinde ne var ne yok satıp bitirdikten sonra domates satmaya benzemez bu iş! Plan ister, üreticiye destek ister.

Domates olmuş 100 lira, salatalık 120, elma 90 lira. Olur tabii… Sebze meyve fiyatlarını dilinize dolamayın. Neden böyle olduğu besbelli! Kıymetli vatandaşlar, sebep sizsiniz. Siz ve sizin tercihleriniz ve dahi olan bitene seyirci kalmanız sebep.

Uzaklarda arama, suçlu sensin ve ayağa kalk!

YORUMLAR (1)

  1. Cuneyt kuyucu 12 Şubat 2026, 15:35

    Seçenler , sectiklerinin kendilerine hizmet etmediğini, kendsoi ve tayfasına çalıştığını anlayana kadar böyle devam eder

YORUM YAZ

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.