Yerli ve Milli Parti Gelibolu İlçe Başkanı Levent Zebek, Terörsüz Türkiye gündemiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Yerli ve Milli Parti Gelibolu İlçe Başkanı Levent Zebek’in açıklaması şöyle: Türkiye Cumhuriyeti’nin terörden..
Yerli ve Milli Parti Gelibolu İlçe Başkanı Levent Zebek, Terörsüz Türkiye gündemiyle ilgili basın açıklaması yaptı.
Yerli ve Milli Parti Gelibolu İlçe Başkanı Levent Zebek’in açıklaması şöyle:
Türkiye Cumhuriyeti’nin terörden tamamen arındırılması, milletimizin ortak arzusudur.
Bu topraklarda artık hiçbir annenin evladını şehit vermediği, hiçbir çocuğun babasız kalmadığı, hiçbir vatandaşımızın terör saldırısında hayatını kaybetmediği bir Türkiye hepimizin hedefidir.
Ancak devletlerin tarihinde bazı kararlar vardır ki yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin devlete ve adalete olan güvenini de belirler.
Terör suçlarından hüküm giymiş kişilerin tahliyeleri ve bu kişileri etkileyebilecek yeni hukuki düzenlemeler hakkındaki tartışmaları bu nedenle büyük bir hassasiyetle takip ediyoruz.
Buradan açıkça ifade ediyoruz:
Terörün sona ermesini desteklemek başka, işlenmiş ağır suçların cezasız kalmasına karşı çıkmak başkadır.
Silah bırakmak başka, geçmişin hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmak başkadır.
Toplumsal barış başka, toplumsal hafızayı silmek başkadır.
Türkiye Cumhuriyeti elbette terörü sona erdirmek için devlet aklının gerektirdiği bütün meşru yöntemleri kullanabilir.
Ancak bunun sınırı Anayasa, hukuk, adalet ve milletin vicdanıdır.
Çünkü bir hukuk devletinde suç bireyseldir.
Bir insanın hangi örgüte mensup olduğundan önce, hangi suçu işlediğine bakılır.
Masum insanların öldürülmesi, güvenlik görevlilerinin şehit edilmesi, sivillere yönelik saldırılar ve insanlığa karşı vicdanları yaralayan eylemler söz konusu olduğunda devletin sorumluluğu yalnızca geleceği inşa etmek değildir.
Devlet, kaybettiğimiz insanların hukukunu da korumak zorundadır.
Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde terör suçlarından hükümlü kişilerin infaz durumlarını etkileyebilecek herhangi bir düzenleme görüşülüyorsa millet adına şu soruların açıkça cevaplandırılmasını talep ediyoruz:
Kimler bu düzenlemeden yararlanacaktır?
Hangi suçlar kapsam dahilindedir, hangileri kesin olarak kapsam dışındadır?
Kasten öldürme, sivillere yönelik katliam ve güvenlik güçlerinin şehit edilmesi gibi ağır suçlardan mahkûm olanların durumu ne olacaktır?
Pişmanlık göstermeyen ve terör örgütüyle bağını reddetmeyen kişiler açısından hangi kriterler uygulanacaktır?
Tahliye veya infaz indirimi konusunda bireysel suç sorumluluğu nasıl değerlendirilecektir?
Ve en önemlisi:
Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin adalet duygusu bu sürecin neresindedir?
Bunlar cevapsız bırakılabilecek sorular değildir.
Çünkü Meclis’te kaldırılan her el yalnızca bir kanun maddesine oy vermemektedir.
O el aynı zamanda devletin gelecekte teröre, şiddete, mağdura ve adalete nasıl yaklaşacağının da tarihî kaydını oluşturmaktadır.
BİZ İNTİKAM İSTEMİYORUZ. ADALET İSTİYORUZ.
Hiçbir demokratik hukuk devleti intikam duygusuyla yönetilemez.
Ancak hiçbir hukuk devleti, toplumsal barış adına mağdurun hukukunu yok sayarak da yönetilemez.
Barış ile adalet birbirinin alternatifi değildir.
Tam tersine;
adalet olmadan kalıcı barış kurulamaz.
Bugün alınacak kararların yarın Türkiye’nin karşısına daha ağır bir güvenlik sorunu olarak çıkmaması gerekir.
Çünkü devleti hedef alan silahlı yapılara verilebilecek en tehlikeli mesajlardan biri şudur:
“Yeterince uzun süre şiddet uygularsanız, sonunda işlediğiniz suçlar siyasi pazarlığın konusu haline gelebilir.”
Böyle bir algının oluşmasına dahi izin verilmemelidir.
Devlet güçlüdür.
Devlet gerektiğinde konuşur.
Devlet gerektiğinde müzakere eder.
Fakat hukuk devletinde adalet müzakere edilmez.
TBMM’YE VE SİYASİ İRADEYE ÇAĞRIMIZDIR
Millet adına karar veren herkesten beklentimiz nettir:
Terörü bitirin.
Silahların sonsuza kadar bırakılmasını sağlayın.
Gençlerimizin dağlarda ölmediği bir Türkiye kurun.
Toplumsal barışı güçlendirin.
Ama bunu yaparken şehitlerimizin hatırasını, gazilerimizin fedakârlığını ve terör saldırılarında hayatını kaybeden masum vatandaşlarımızın hukukunu pazarlık konusu haline getirmeyin.
Milletin vicdanında karşılığı olmayan hiçbir düzenleme uzun vadede gerçek toplumsal barış üretemez.
Bu nedenle yapılacak bütün düzenlemeler şeffaf biçimde milletimize açıklanmalı; suç türleri, kapsam, şartlar ve hukuki sonuçlar hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Ve bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bu konuda karar verecek her milletvekilinin, siyasi kimliğinden bağımsız olarak kendisine tek bir soru sormasını istiyoruz:
“Vereceğim kararın gerekçesini, evladını teröre şehit vermiş bir annenin ve babanın gözlerinin içine bakarak anlatabilir miyim?”
Bu sorunun cevabı vicdanları rahatlatmıyorsa, yapılacak düzenleme yeniden düşünülmelidir.
Bizim durduğumuz yer açıktır:
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE EVET.
TOPLUMSAL BARIŞA EVET.
SİLAHLARIN SONSUZA KADAR SUSMASINA EVET.
Ama;
CEZASIZLIĞA HAYIR.
ŞEHİTLERİMİZİN HUKUKUNUN UNUTULMASINA HAYIR.
GAZİLERİMİZİN FEDAKÂRLIĞININ DEĞERSİZLEŞTİRİLMESİNE HAYIR.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin büyüklüğü yalnızca terörü sona erdirebilmesinde değil;
terörü sona erdirirken dahi hukukundan, adaletinden ve devlet onurundan vazgeçmemesinde yatmaktadır.
Şehitlerimizin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz.
Şehitlerimizin emaneti bizim için siyasi değil, millî bir meseledir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
#TerörsüzTürkiye #Adalet #ToplumsalBarış #HukukDevleti #Şehitlerimiz #Gazilerimiz #TBMM #TürkiyeCumhuriyeti #CezasızlığaHayır #LeventZebek #GeliboluHaberleri #YerliveMilliParti #DevletHukuku