Son Dakika: Sağlık Bakanlığı'ndan Hantavirüs Açıklaması: "Türkiye’de Vaka Yok" *** Japonya Başkonsolosluğu ve ÇOMÜ’den İş Birliği Mesajı *** Deniz Polisi’nin Yeni Gemici Neferleri Sertifikalarını Aldı *** Sağlıklı Hayat Merkezi’nden Kritik Eğitim *** Narkotik Suçlarla Mücadele İçin Bölgesel Strateji Masaya Yatırıldı *** CHP’li Güneşhan: “Milli Takımlar Devşirmeyle Değil, Gençlerimizle Kurulur” *** WhatsApp İletişim: 05437951277

Bahçeli Çıkmazı!

Sözde “Terörsüz Türkiye” diyorlar… Peki, başımıza gelenler bize ne anlatıyor? “Teröre teslim olan Türkiye”! Aslında yaşadığımız bu karmaşık ve kirli süreç işte bundan ibarettir. Devlet Bahçelinin densizce çıkışına kadarki kısa..

Bahçeli Çıkmazı!
Yayınlanma: 19 Okuma

Sözde “Terörsüz Türkiye” diyorlar…

Peki, başımıza gelenler bize ne anlatıyor?

“Teröre teslim olan Türkiye”!

Aslında yaşadığımız bu karmaşık ve kirli süreç işte bundan ibarettir.

Devlet Bahçelinin densizce çıkışına kadarki kısa vadeli dönemde, Türkiye’nin ciddi bir terör problemi mi vardı?

Hayır yoktu.

Peki, hendek operasyonlarında belleri kırılan ve umutları o hendeklere gömülen bölücü Kürtçülerin bizden bir özgürlük ya da yeni bir devlet kurma talepleri mi vardı?

Hayır yoktu.

Yakın zamana kadar, doğu ve güneydoğu illerimizde bölücü ve faşizan gösteriler yapılabiliyor muydu? Ya da açıkça ülkemizin dışındaki bölücü Kürtçü terör yapılarına destek verilebiliyor muydu?

Hayır.

Peki ya, şanlı bayrağımıza el uzatma cüreti gösterebilen şerefsizler, Türk’ü Türk yurdunda aşağılamaya kalkan namussuzlar var mıydı?

Hayır, o da yoktu.

Çünkü ülke genelindeki huzurun bedeli; yakın zamanda Diyarbakır’da, Lice’de, Cizre’de, Nusaybin’de hendek operasyonlarında; Kuzey Irak’ta Pençe Kilit Harekâtı bölgesinde ve Suriye’de Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı gibi harekâtlarda Mehmetçiğin kanıyla ödenmişti.

Kan ve can karşılığında teröristlere bedel ödettirilmiş, ayrı devlet ve ayrı bayrak gibi bölücü umutları da tarihin çöplüğüne atılmıştı.

Ama ne oldu?

Milliyetçi, ülkücü, vatansever ve devletçi zannedilen bir zat; birilerinden aldığı karanlık bir talimat sonucu, ayağa kalktı ve PKK’nın meclisteki uzantılarına bir el uzatarak, cini şişeden çıkardı!

Türk Milleti’ne karşı kurulan bu son kumpas da, yine avcılığın temel prensipleri üzerine kurulmuştu.

Avı hemcinsi ile avlamak ve kaleyi içeriden çökertmek!

Türkiye’nin milli birliğini yok etmek üzere, sözüm ona milli olan bir yapıyı, “avcı mühresi” olarak kullandılar!

Kimdi bu mühre?

BAHÇELİ…

Yaşanan şeyler, AKP ve DEM’in rüyalarında görseler inanamayacakları türdendi ve bu yüzden her ikisi de el ovuşturmaya başladılar.

Şimdi tek mesele, Türk Milleti’nin ve onun milli reflekslerinin nasıl baskılanacağıydı.

Minareyi çalan kılıfını hazırlarmış misali, hemencecik ona da bir kılıf buldular ve adına “Terörsüz Türkiye” dediler!

Ağzını açanı susturmak için de, sözüm ona “Türk” olan yargıyı ve modern çağın en etkili silahı olan “psikolojik harekât”ı kullandılar!

Yalandan kim ölmüş?

PKK ile hiçbir pazarlık yok dediler…

Hiçbir taviz verilmeyecek dediler…

PKK, PYD, PÇDK, PEJAK topu birden silah bırakacak, teslim olacaklar ve terör bitecek dediler…

Ne yazık ki, saf ve cahil Türk halkını yine inandırdılar!

25-30 eski keleş yakıldı diye terör bitti zannedildi!

PKK gerçekten bitiyor zannedildi!

DEM barış güvercini, Bebek Katili Apo ise birden bire “Halk Önderi” oluverdi!

Oldu ama olaylar da birbirini kovalamaya başladı!

Ortada ne teslim olan bir terörist, ne de bırakılan bir silah vardı. Tam tersine PKK’nın en önemli isimlerinden Cemil Bayık, Duran Kalkan ve Zübeyir Aydar gibi azılı teröristler ortaya çıktılar ve silahların hiçbir güce teslim edilmeyeceğini, silahın PKK için en önemli güvence olduğunu, PKK’nın tek taraflı olarak silah bırakmayacağını ve gereken hallerde silahı kullanmaya devam edeceklerini açıkladılar!

Açıkça dediler ki; kardeşim biz silah milah bırakmıyoruz, teslim de olmuyoruz, pişman da olmuyoruz. Ancak siz bizim dediklerimizi yapar ve Türkiye Cumhuriyetinin (sözüm ona) teslim yasalarını çıkarırsanız o zaman bakarız.

Duyan veya duyuran oldu mu?

Hayır!

Neden?

Türk Milleti uyanmasın!

Geldiğimiz durum ortadadır.

Devlet Bahçeli, ona destek verenler ve onunla birlikte hareket edenlerin tamamı büyük bir suç işlemiştir ve bu suç halen daha işlenmeye devam edilmektedir!

Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’na göre Devlet Bahçeli:

1. Bir terör örgütünün yöntemlerini meşru göstermek!
2. Örgütü desteklemeye teşvik eden açıklamalar yapmak!
3. Terör örgütü propagandası yapmak!
4. Suçun basın-yayın veya sosyal medya üzerinden işlenmesi!
5. İşlenmiş bir suçu, ya da suç işlemiş bir kişiyi, kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike oluşturacak şekilde övmek!
6. Bilerek örgütün faaliyetini kolaylaştırmak!
7. Terör örgütüne yardım etmek!
8. Suçluyu kayırma!
9. Örgüt liderini yücelten içerikler paylaşmak! Suçlarının hepsini birden işlemiştir ve işlemeye devam etmektedir.

Ne yazık ki Bahçeli eliyle cin şişeden çıkarılmış ve Türkiye büyük bir çıkmaza sokulmuştur!

Sokulan bu çıkmaz nedeniyle ülkedeki gerilim her geçen gün artmakta ve ne yazık ki vatanımız çatışmalı bir zemine doğru kaymaktadır!

Fesli Deli Kadir’e düzülen methiyeler, Türk Bayrağı’na yapılan saygısızlık ve saldırılar, sözüm ona Amed Spor kutlamalarındaki taşkınlık ve terbiyesizlikler, Mardin’de Kürt Kahvesi diye gözümüze sokulmak istenen Türk Kahveleri ve terör örgütü yandaşlarının hiç olmadığı kadar cüretkâr tutumları işte girilen bu çıkmazın bir neticesidir!

Bebek Katili, Terörist Elebaşısı, idamlık bir Mahkum olan Öcalan’ı, sözde “Barış Koordinatörlüğü”ne taşıyan çıkmaz budur.

“Doğu bizim, batı hepimizin” gibi bölücü ve şımarık bir anlayışın ortaya çıkmasının ana sebebi Bahçeli’dir.

Bu yolun bir çıkışı yoktur.

Bu üslubun ülkeye sağlayacağı bir fayda yoktur.

Dünyada teröriste paye verilerek sağlanan bir barış yoktur.

Dünyada teröre teslim olunarak getirilen bir huzur yoktur.

Dünyada hukuk çiğnenerek kurulan bir düzen yoktur.

Dünyada kendi milliyetini, kültürünü ve örfünü terk ederek gelişen bir millet yoktur.

Dünyada kendi bayrağına ve milli simgelerine hakaret ettirerek onurlu kalabilen bir halk yoktur.

Dünyada suçluları cezasız bırakarak asayiş sağlayabilen bir devlet yoktur.

Bu büyük bir kumpastır, kirli bir tezgâhtır ve çok kurnazca bir oyundur.

Bu çok büyük bir çıkmazdır.

BAHÇELİ ÇIKMAZI!

Ve ne yazık ki bu çıkmazdan kurtulmanın bedeli çok ağır olacaktır!

Ne kadar gecikilirse o kadar ağır!

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.