Son Dakika Haberler

Bu Rüzgarda “İş” Var

Bu Rüzgarda “İş” Var
Okunma : 121 views Yorum Yap

8 bin 300 Megavat kurulu gücü ile Avrupa’nın 7’inci büyük rüzgâr enerjisi kapasitesine sahip olan Türkiye, bu alanda iyi yetişmiş teknik işgücü istihdamında en şanslı olduğu ülkeler arasında yer alıyor. 2028 yılına kadar 33 milyar dolarlık sanayi üretimin yapılacağı rüzgâr enerjisi sektörü, bu yönüyle pandemi etkisini de en az hisseden sektörlerden biri.

Sektöre adım atmak isteyen her seviyedeki profesyonele online eğitim açığını kapatan ve Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi onaylı sertifikalandırma fırsatı sunan Windbaba, geleceğini rüzgâr enerjisinde arayan gençlerin buluşma noktası olmayı sürdürüyor.

2040’a Kadar Küresel Ölçekte 9 Kat Büyüyecek

Windbaba Stratejik Çözüm Ortağı ve Akredite Kobi Danışmanı Bülent Yüce, 2040 yılında rüzgâr enerjisinin küresel elektrik üretimindeki payının, bugünkü yüzde 4 seviyesinden yaklaşık dokuz kat artışla yüzde 34’e ulaşacağını belirterek, bu kapasite artışını sağlayacak yatırımların dünyanın her yerinde iyi yetişmiş ve nitelikli işgücünü talep edeceğini söyledi.

Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde halen kapasitesinin yüzde 17’sini kullandığını hatırlatan Yüce, “Bu yüzde 17’lik kapasite, ülkemizin teorik olarak 48 bin Megavat görülen potansiyel kurulu gücün yüzde 17’si anlamına geliyor. Ancak dünyadaki tüm sektör oyuncularının üzerinde mutabık kaldığı gerçek, Türkiye’nin bu teorik kapasitenin en az iki katına sahip olduğu yönünde. Daha alacağımız çok yolumuz, istihdam edeceğimiz çok gencimiz var” dedi.

Dünyanın Her Ülkesinde Çalışabilecek Mühendisler

Yeni kapasitelerin devreye alınmasında, yenilenebilir ve temiz enerji farkındalığı yüksek olan Avrupa ülkelerinin başı çektiğini vurgulayan Bülent Yüce, 2019 yılı sonu itibarıyla elektrik üretiminin yüzde 15’ini rüzgârdan karşılayan Avrupa’nın, 2050 yılı hedefinin bu oranı yüzde 50’ye çıkarmak olduğunu hatırlattı. Bu verilere, rüzgâr enerjisi sektöründe geleceğini arayan her seviyedeki profesyonelin dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Yüce, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün Türkiye’de teknik eğitim almış çok sayıda üniversite mezunu gencimiz çok düşük ücretlerle iş arayışında. Bu durum pandeminin etkisi ile daha da kronik bir sorun olmaya evriliyor. Rüzgâr enerjisi sektörü; Makine, Enerji, Endüstri, Elektrik ve Elektronik gibi alanlarda teknik eğitim alan ve yetkinliklerini geliştiren gençlerimize ciddi iş fırsatları sunuyor. Ülkemizdeki yatırımlarda kendilerini kanıtlayan gençlerimiz, tıpkı dünya vatandaşı benzetmesinde olduğu gibi ‘dünya mühendisi’ olarak pek çok ülkedeki yatırımlarda görev alma ve iyi bir gelir seviyesi elde etme şansına sahip olabiliyor. Projelerin bakım, onarım, montaj gibi teknik aşamalarında yetkinliklerini kanıtlayan ara işgücü de, tıpkı mühendisler gibi yüksek ücretlerle ülkemizde ve dünyanın farklı coğrafyalarında çalışabilme imkânına kavuşabiliyor.”

Rakamlarla Rüzgar Enerjisi Sektörü

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verilerine göre, tüm dünyada yenilenebilir enerji sektörünün sağladığı istihdam 11,5 milyona ulaştı. Rüzgar enerjisi, bu istihdamın yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

2019 yılında rüzgâr enerjisi kurulu gücünü 15.4 Gigavat (GW) artırarak 205 GW’a ulaştıran Avrupa, elektrik ihtiyacının %15’ini rüzgârdan karşılıyor. 2050 yılı hedefi ise Avrupa kıtasında tüketilen enerjinin yüzde 50’sini rüzgâr karşılamak.

American Solar Energy Society’nin verilerine göre, 2030 yılında sadece ABD’de yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği sektörlerinde 40 milyon kişi çalışacak. Bu ülkede halen en hızlı büyüyen meslek arasında ilk iki sırayı güneş enerjisi teknisyenliği ve rüzgâr enerjisi teknisyenliği geliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2019 Yenilenebilir Raporu’na göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 2019-2024 arasında % 50 artarak 3 bin 721 Gigavat’a (GW) ulaşacak. Bu büyüklük, ABD’nin şu an 1 200 GW olan toplam kurulu kapasitesine eşit. 2024’e kadar gerçekleşecek kapasite artışının yüzde 70’ini güneş ve rüzgâr oluşturacak.

Dünyanın önde gelen bağımsız denetim kurumlarından KPMG’nin verilerine göre, 2040 yılında rüzgâr enerjisinin küresel elektrik üretimindeki payı, bugünkü %4 seviyesinden yaklaşık dokuz kat artışla yüzde 34’e ulaşacak.