Son Dakika Haberler

Cevabı Verilemeyen Sorulardan Korkulur

Cevabı Verilemeyen Sorulardan Korkulur
Okunma : 122 views Yorum Yap

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek bir basın toplantısı düzenledi.

Erkek basın toplantısında şunları söyledi;

CHP olarak geçtiğimiz hafta Yalova’daydık, Kars’taydık, Karabük’teydik, Sinop’taydık, Malatya’daydık, Adıyaman’daydık. Her yerdeyiz. Memleketimizin her köşesinde çalışıyoruz. Sokakta vatandaşlarımızla dertleşiyoruz, onları dinliyoruz. Esnafımıza, çiftçimize, kooperatiflerimize gidiyoruz, meslek odalarımıza, derneklere gidiyoruz dinliyoruz ve çözüm önerilerimizi anlatıyoruz, paylaşıyoruz. Buradan iktidara sesleniyorum, sokağa çıkın, sokağa çıkın artık sokağa, esnafı dinleyin, insanları dinleyin, insanların dertleri çok büyük.

Türkiye bugün yönetilemiyor ve maalesef memleketin başına gelen en kötü şey bu kibir dolu saray iktidarı. Dün açıklama yapıyor Sayın Erdoğan, kısmi kapanma diyor, tedbirleri anlatıyor. Ama yeni hiçbir şey yok. Hep soyut ifadeler, hep geçmişte yaşanılanlar. Evet, kapanmamız gerekiyor. Özellikle sizin sorumluluğunuz, sizlerin hataları sebebiyle vaka sayıları o kadar arttı ki insan sağlığı her şeyin üstündedir. Tabi ki kapanmamız gerekiyor ama esnafımız için, emeklimiz için, işçimiz için ne öneriyorsunuz, onlar için ne yapacaksınız, nasıl destek olacaksınız? Somut bir tek şey yok. Asgari ücretle çalışıyor işçi. 10 milyon işsiz var. Pandemi döneminde 10 milyonu da aştı işsiz sayısı. Bu işsizler için ne yapacaksınız? Dün açıklamada hiçbir şey yok. Kafeler, kıraathaneler, spor salonları, düğün salonları kapanacak diyorsunuz. Zaten kapalı uzun zamandır. Kapalı kalmaya devam edeceksiniz diyorsunuz. Peki, bu esnaf için, bu insanlar için ne yapacaksınız, onlara nasıl destek olacaksınız? Dünyadaki bütün güçlü sosyal devletler, ekonomisi düzgün ülkeler har vurup harman savurmayan, israf yapmayan ülkeler evet kapatıyorlar ama esnafına da karşılıksız ciddi destek oluyorlar. Biz niye olamıyoruz? Bu iktidar niye olamıyor? Bizi yöneten hükümet niye olamıyor? Çünkü biz soru sorduğumuz zaman o sorulara bile cevap veremeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. 128 milyar dolar nerede? İşte bu kapanma döneminde bu soruya cevap verilebilseydi, kapanma döneminde esnafımıza da destek olabilirdik herhalde. Diyor ki, iktidar, Canikli, “bu para Türk halkının evinde”. Şimdi ben sormak istiyorum, acaba sizlerin evinde var mı böyle bir para, böyle bir destek? Esnafın evinde var mı, emeklinin evinde var mı, çiftçinin evinde var mı, işsizin evinde var mı? Kimin evinde bu 128 milyar dolar? Türk halkının evinde imiş.

Evet, öyle bir iktidarla karşı karşıyayız ki, pandemiden, vaka artışlarından, mevcut tablodan 84 milyon sorumlu. Evet, böyle diyorlar. İktidar günahlarına halkı ortak etmek istiyor, kendisine suç ortağı arıyor ama nafile. Artık gerçek gün ışığı gibi ortada.

Çok haklı bir soru sorduğumuz için günlerdir muhalefet ağır baskı altında. 128 milyar dolar nerede diye soruyoruz. Bunu sormak bizim anayasal görevimiz. Anayasa ne diyor, siyasi partiler kanunu ne diyor? Siyasi partiler siyasi faaliyette bulanacak, siyasi partiler siyasetçiler soru soracak. Bizde iktidara soruyoruz 128 milyar dolar nerede? Bugün itibariyle 40 ilde astığımız afişler, astığımız pankartlar indirildi, toplatıldı ama önemli olan kanunsuz emirlerle onları toplatmak değil, önemli olan bu haklı soruya cevap verebilmek. İl, ilçe başkanlıklarımıza giriyorlar. Ana muhalefet partisinin il, ilçe başkanlıklarına giriyorlar. Çok açıkça buradan ifade ediyorum, bugün itibariyle valiler, cumhuriyet savcıları, mülki amirler açıkça suç işliyorlar. Çünkü kanunsuz emir veriyorlar. Polislerimiz için dikkat ederseniz bir şey söylemedim neden? Çünkü onlara yazılı talimat veriliyor. Yazılı talimatı onlar yerine getirmek zorunda. Valiler, cumhuriyet savcıları, mülki amirler açıkça suç işliyorlar, kanunsuz emir veriyorlar ve zorla uygulatıyorlar. Bu büyük bir hukuksuzluktur, bu demokrasiye ağır bir darbedir. Cevabını veremediğiniz için mi bu kadar korkuyorsunuz? Sarayın duvarları arasında korku o kadar büyümüş ki bu kadar haklı bir soruya dahi cevap veremiyorlar. Erdoğan’ın Türkiye’yi getirdiği ileri demokrasi işte bu. Muhalefet yapmak suç, soru sormak suç. Erdoğan’ın ileri demokrasisi. Ama biz sormaya devam edeceğiz hiç kimsenin endişesi olmasın. Çünkü bu milletin parası, çünkü bu milletin hazinesi. Bizde milletin vekilleriyiz, milletin vekilleri olarak bu soruyu sormaya devam edeceğiz.

Bugün geldiğimiz nokta şu, birileri yandaşlarını ihalelerle, dolar garantili ihalelerle ihya ediyor. Birileri yandaş müteahhitlere milyarlarca, milyonlarca dolarlar aktarıyor. Evet, birilerini dolarlarla, ihalelerle ihya ederken halka da patates, soğan dağıtıyorlar. Geldikleri nokta bu. Aya sert iniş yapacaktık şimdi vatandaşa patates, soğan dağıtıyoruz. Yarattıkları tablo bu. Mahsuni Şerif’i saygıyla anmak gerekiyor ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana’.