Son Dakika: Bülent Turan; “Ekmekle Oynayanın Derdi Bitmez” *** Bayram Geleneği Sağlığınızı Bozmasın *** Gelibolu’da Yaz Spor Okulları Başlıyor *** “Dünya Okyanuslar Günü” Çalıştayı Yapıldı *** Makam Aracı İçin İhale Yapılacak *** Çanakkale Cephesi Kartpostal Sergisi Açıldı *** WhatsApp Haber Hattı: 05437951277

Değirmenköy’de Domatesler Yarıştı

Silivri Belediyesi tarafından düzenlenen 39. Değirmenköy Domates Festivali renkli ve dopdolu bir program eşliğinde gerçekleştirildi. En İyi Domates Yarışması’na sahne olan festivalde, ünlü Sanatçı Emre Altuğ en güzel şarkılarıyla Silivrililere..

Değirmenköy’de Domatesler Yarıştı
Yayınlanma: 216 Okuma

Silivri Belediyesi tarafından düzenlenen 39. Değirmenköy Domates Festivali renkli ve dopdolu bir program eşliğinde gerçekleştirildi. En İyi Domates Yarışması’na sahne olan festivalde, ünlü Sanatçı Emre Altuğ en güzel şarkılarıyla Silivrililere adeta müzik ziyafeti sundu.

Silivri’de festival heyecanı tüm hızıyla devam ediyor. Silivri Belediyesi tarafından düzenlenen 39. Değirmenköy Domates Festivali, dopdolu bir program eşliğinde ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Değirmenköy Festival Alanında yoğun bir katılımla gerçekleşen festival kapsamında, Silivri’nin en ünlü lezzetlerinden biri olan Değirmenköy Domatesi için En İyi Domates Yarışması düzenlendi. Toplam 41 yarışmacının katıldığı domates yarışmasında birinci Mümin Ceylan tam altın, ikinci Fatma Akdağ yarım altın, üçüncü Mesut Çalışkan ise çeyrek altın ödülü kazandı. Festivalin sahne programlarında Silivri Dans Halk Oyunları ekibinin yöresel halk dansları gösterisi büyük beğeni topladı. Gösterinin ardından ünlü Sanatçı Emre Altuğ en güzel şarkıları ve başarılı sahne performansıyla Silivrililere eğlence dolu, unutulmaz bir gece yaşattı. Başkan Yılmaz, Sanatçı Emre Altuğ’a Değirmenköy Domatesi hediye etti ve çiçek takdiminde bulundu.

Yılmaz: “Festivallerimizin İlanihaye Devam Etmesini Diliyorum”

Festivalde bir konuşma yapan Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, “Değirmenköy Domates Festivalimizin 39’uncusu bu yıl çok anlamlı bir tarihte yapılmaktadır. Malazgirt Zaferi’nin 952. yılını, Büyük Taarruz’un 101. yılını kutladığımız bugün, hepinize saygılar sunuyor, sizleri en kalbi duygularımla selâmlıyorum. Böyle anlamlı bir günde sizlerle bir araya gelmekten çok büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Zaferi’nin, hep artan bir coşkuyla ve aynı heyecanla kutlanmasını, festivallerimizin de ilanihaye devam etmesini diliyorum. Tarihimizdeki zaferlerin pek azı Malazgirt Zaferi kadar yüksek anlamlara sahiptir. Çünkü Malazgirt’le birlikte, milletimizin kutlu yürüyüşü önemli bir misyonla bezenmiştir. Malazgirt Zaferi Anadolu’yu, Türklüğe, İslam’a, Hürriyete, Adalete ve eşitliğe açmıştır. Her parçası ayrı güzelliklere sahip olan Anadolu coğrafyası, Malazgirt Zaferi ile vatanlaşmaya başlamış, bu coğrafyayı vatan kılma özlemi milletimizin tarihî yürüyüşünü ve yükselişini hızlandırmıştır. Bilindiği üzere milletimiz için vatan kavramının çok büyük bir anlamı ve değeri vardır. Vatan, bizler için Ahlat’ta bir mezar taşı, Edirne’de Selimiye minâresidir. Vatan, Sivas’ta bir Selçuklu kümbeti, Bursa’da bir Osmanlı çeşmesi, Malazgirt’te mübarek topraktır. Vatan, coğrafyanın ruhuyla milletin ruhunun bütünleşmesi; yabancıya verilmez, elle paylaşılmaz kutsal bir yerdir.
İşte Malazgirt Zaferi ile birlikte, yaklaşık bin senedir vatan toprağı olan ve inşallah kıyâmete kadar da vatan toprağı kalacak olan Anadolu’nun kilidi açılmıştır. Bu zaferle birlikte, Anadolu toprakları için yeni bir devir başlamıştır. Önce Anadolu Selçukluları, sonra Osmanlılar ile zulmün yerini adâlet, düşmanlığın yerini kardeşlik, kinin yerini sevgi almaya başlamış, Anadolu’da yeni bir medeniyetin ışıkları yükselmiştir. Bin yıl önce Anadolu’da yükselmeye başlayan Türk-İslam medeniyeti, her zaman engellenmeye, yok edilmeye çalışılmış, maalesef bugün de bu teşebbüsler ardı arkası kesilmeden devam etmektedir. Türk milletinin varlığına kast edenlerin bilmedikleri, unuttukları bir şey vardır ki, o da milletimizin bin yıldır sahip olduğu Malazgirt ruhudur. Bu ruhun temelinde Anadolu toprağını ebedî vatan kılma arzusu vardır. Sevgi ve kardeşliğe dayalı yüksek bir medeniyet inşâ etme ülküsü vardır. Bu ruh, Anadolu toprağını vatan kılan beylerin, alplerin, gâzilerin, Horasan erenlerinin, Sultan Alparslan’ın ve askerlerinin taşıdığı ve bize miras bıraktığı bir ruhtur. Bu ruhun derininde, bizleri birbirimize perçinleyen, çok kuvvetli ve kolayca kırılmayacak kadar sağlam bir bağ vardır. Bu yüzdendir ki, onların hain planları ve şer hücumları, Allah’ın izniyle başlarında parçalanacaktır. Anadolu’nun kapısını Türk milletine açan Sultan Alparslan’ı, onun yiğit kumandan ve askerlerini, bu toprakların ebedî yurt olduğunu cümle aleme gür bir sesle ilân eden ve Anadolu’nun kapılarını işgale kitleyen Mustafa Kemal ve silâh arkadaşlarını hayırla yâd ediyorum. Anadolu coğrafyasının kıyâmete kadar vatan olarak kalması uğrunda can veren bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle, dualarla anıyorum” dedi.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.