Gelibolu’da artık sıradan bir gün rutini haline geldi: Musluğu bir açıyorsunuz, duyduğunuz tek şey derin bir “tısss” sesi… Ne bir damla su var ne de neden akmadığına dair bir açıklama…

Gelibolu’da artık sıradan bir gün rutini haline geldi: Musluğu bir açıyorsunuz, duyduğunuz tek şey derin bir “tısss” sesi… Ne bir damla su var ne de neden akmadığına dair bir açıklama.
Bazen gözlerinizi açar açmaz kendinizi bir kriz yönetiminin ortasında buluyorsunuz, bazen de işten gelince. Mahallede bakıyorsunuz; ne bir altyapı çalışması var, ne de üstyapıyı düzelten bir iş makinesi. Görünürde hiçbir sebep yok ama gelin görün ki sular yine yok! Daha iki gün önce kesilen sular bugün sanki hiç akmamış gibi yine kayıp.
Son iki senedir Gelibolu halkının su kesintilerinden çektiği çile artık “illallah” dedirtecek boyuta ulaştı. Yaz kış demeden, her mevsim aynı senaryoyu oynamaktan vatandaş yoruldu, ancak bu senaryoyu yazanlar durulmadı.
Muhatapsız Bir Kent Yönetimi
İşin en acı tarafı ise susuz kalmaktan ziyade, karşınızda tek bir muhatap bile bulamayışınız. Telefonu açıp “Su Arıza” hattını arıyorsunuz; telefonlar ya duvar, ya meşgul. “Belki modern bir bilgilendirme yapılmıştır” diyerek belediyenin sosyal medya hesaplarına bakıyorsunuz; orada da derin bir sessizlik hakim. Ne bir uyarı, ne bir önceden haber verme, ne de durumun farkında olunduğuna dair küçücük bir paylaşım…
Soruyoruz: Kimsenin kimseyi takmadığı bu rahatlık nereden geliyor?
Lafa gelince herkesin tek derdi, tek sevdası Gelibolu! Mangalda kül bırakmayanlar, iş icraata ve vatandaşı mağdur etmemeye geldiğinde ne yazık ki ortada yoklar. Popülist söylemlerle vizyon çizenlerin, halkın en temel insani ihtiyacı olan suyu bile düzenli sağlayamaması tam bir basiretsizlik örneğidir.
En Azından Ne Zaman Geleceğini Söyleyin!
Hadi altyapı yetersiz, hadi bir arıza var, hadi suyu kesmek zorunda kaldınız… Yahu en azından bu suyun ne zaman verileceğini duyurmak çok mu zor? İnsanlar planını programını yapsın, evindeki çoluğuna çocuğuna, iş yerindeki tezgahına ona göre yön versin. Vatandaşı zifiri karanlıkta bırakır gibi susuzlukta da belirsizliğe mahkum etmeye ne hakkınız var?
Gelibolu halkı bunu hak etmiyor. Seçim dönemlerinde kapı kapı gezenlerin, bugün musluklardan su yerine “tıss” sesi yükselirken kulaklarını tıkaması kabul edilemez. Bu şehirde yaşayan insanların sesine artık kulak verin; çünkü su hayattır ve Gelibolu halkı artık sadece “yaşamak” istiyor.
Not: Bu yazdıklarım Gelibolu’nun tamamını kapsıyor mu bilmiyorum, sadece kendi ikamet ettiğim bölgedeki son durumu şöyle bir dile getireyeim istedim hepsi o kadar…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.