Son Dakika Haberler

Haykırıyorum

Haykırıyorum
Okunma : 23 views Yorum Yap

Eğitim sistemimiz öyle kötü ki, bir ayarı ve dengesi yok ne yazık ki.

Yap boz tadında, deneme yanılma yöntemiyle sık sık değişen bir eğitim ve öğretim sistemine sahibiz. Yaşamımızın en güzel çağları olan çocukluk ve gençlik yıllarımızı okullarda geçiriyoruz. Peki ne öğreniyoruz bu dönemlerde? Hangi öğrendiğimiz bilgiyi hayatımıza geçirebiliyoruz? Bizi hangi bilgi hayata hazırlıyor? Hükümetin Milli Eğitiminin bastırdığı kitaplarda bizlere dayatılan bilgiler dışında.

Matematik derslerinde gördüğümüz determinantlar mı, integrallermi yoksa fonksiyon ve olasılık hesaplarını mı hayatta yaşıyoruz. Tarih kitaplarında anlatılan savaş detayları mı, bizleri hayatta dik tutuyor? Atatürk’ün hayatı olarak anlatılan tatillerde dayısının çiftliğinde kargaları kovalaması mı?

Şimdilerde ise bu bilgiler dahi yok ders kitaplarında. Allah aşkına silkelenip kendine gelen bir Allah’ın kulu yok mu, bu gidişatlara dur diyecek. Hayatta nasıl insan olunur, yaşanılacak tüm olaylara karşı nasıl direnç gösterilir, en acı gününe bile insanların giderken kalple gönülle tüm samimiyetle o insanların acılarını paylaşmak amaçlı gidilmesi gerektiğini ve sevginin ne kadar önemli olduğunun öğretildiği bir ders konulamaz mı müfredata.

Doğaya sevgi göstermenin, onunla iyi geçinmenin ne kadar önemli olduğunun, insan olarak yaşarken doğayla uyum içerisinde yaşamanın ehemmiyetini anlatan bir ders olamaz mı? Doğanın dengesini bozduğumuz takdirde er yada geç bizden bunun intikamının alınacağını anlatan yazılar okutulamaz mı okullarda?

Sadece tek bir yazarın yazmış olduğu kitaplar değil de, farklı görüşlerdeki yazarların da kitapları okutularak üzerinde münazaraların yapıldığı muhakeme yetisinin geliştirildiği uygulamalar yapılamaz mı?

Trafik kurallarının sadece okutularak değil, gerektiğinde uygulamalı gösterildiği hangi ders kitabı var?

Son yıllarda proje ödevi olarak güya çocuklara verilen ödevlerde üç boyutlu çalışmalar yaptırılıyor. Oysa o çocuğa bir olaya üç boyutlu bakması öğretilmiyor. Velhasıl, okul başarısı olarak gördüğümüz şeyler asla hayat başarısı olmuyor, olamıyor.

Psikoloji tarzında dersler de yok maalesef. Halbuki hayatın içerisinde en çok kullanılması gereken bilgiler barındırıyor bünyesinde. Madem çocukları, gençleri okul hayata hazırlıyor, niye bu tarz derslere yer verilmiyor anlayamıyorum.

İmtihanlar, sınavlar biteviye devam ederken, çocukların gençlerin üzerindeki baskılar da artıyor, psikolojileri bozuluyor. Küçük yaşlardan itibaren başlıyorlar ilaçlar kullanmaya. Çünkü aileler de yeterli olamıyor yavrularına, kendi dertlerini düşünmekten, yaşam mücadelesi vermekten. Onun içindir ki, hiçbir ana baba evlatlarının ne ara büyüdüklerinin bile farkına varamıyor.

Yaşamımızın içerisinde biz büyüklerin zorlandığı noktalar etüt edilmeli ve çocuklarımızı, gençlerimizi bu zorluklara hazırlayacak yeni ders müfredatları oluşturularak hayata hazırlayabilmeli. Böylelikle daha özgür, her fikre saygılı, hoşgörüsü gelişmiş, ben demekten ziyade biz diyebilen bir toplum inşaa edilebilmeli.

Yaptığı her işi yaparken işin üç kağıtçılığını değil de, topluma fayda sağlayan, vicdanına hesap vermek zorunda kalmayan bir nesil oluşturulabilmeli.

Unutmayalım ki, okul başarısı ancak böylelikle Hayat başarısı sağlayabilir.

Sevgiyle…