Son Dakika Haberler

Kültür ve Sanat Festivali Olan Gelibolu’m

Kültür ve Sanat Festivali Olan Gelibolu’m
Okunma : 74 views Yorum Yap

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü olarak tüm dünyada ve ülkemizde kutlanıyor.

Türk tiyatro sanatı da gölge oyunundan, orta oyunundan Darülbedayi’den, Karagöz ve Hacivat’tan, bu
günlere başarıyla gelmiştir.

Türk tiyatrosu yerli ve yabancı oyun yazarlarının eserlerini Türk ve dünya sahnelerinde başarıyla sergilemiş çok önemli sanatçılara da sahiptir aynı zamanda.

Türk Tiyatrosu denince aklımıza ilk geliverenler, Devekuşu Kabare Tiyatrosu, Bakırköy Levent Kırca Sahnesi, Yeditepe Oyuncuları, Sadri Alışık Kültür Merkezi, Dormen Tiyatrosu, Orta Oyuncular, Güzel Sanatlar
Oyuncuları ve son olarak ta BKM olur.

Kim bilmez ki Adile Naşit’i, Yıldız Kenter’i, Ayten Gökçer’i, Cüneyt Gökçer’i, Gazanfer Özcan’ı, Haldun
Dormen’i, Ferhan Şensoy’u, Levent Kırca’yı, Metin Akpınar’ı, Zeki Alasya’yı, Münir Özkul’u, Müjdat
Gezen’i, Müşfik Kenter’i, Nejat Uygur’u, Sadri Alışık’ı, Öztürk Serengil’i, Şener Şen’i, Şükran Güngör’ü, İlyas
Salman’ı, Tekin Akmansoy’u, Ali Poyrazoğlu’nu?

Kim duymamıştır ki hayatında, İsmail Dümbüllü’yü, Vasfi Rıza Zobu’yu, Toto Karaca’yı, Tevfik Gelenbe’yi, Selim Naşit Özcan’ı, Pekcan Koşar’ı, Naşit Özcan’ı, Mürüvvet Sim’i, Muhsin Ertuğrul’u, Gülriz Sururi’yi, Bedia Muvahhit’i, Feridun Karakaya’yı, Afife Jale’yi?

Evet soruyorum kim duymamıştır bu güzide sanatçıların ismini?

İşte burada bir durmak istiyorum dikkatinizi bir konuya çekmek için.

Geçtiğimiz yıl Gelibolu’da da uzun yıllar beklenen bir özlem gerçekleşti ve bir tiyatro kuruldu. Tiyatro
sanatçısı Serhat Süha Özcan, kalktı taaa İstanbul’dan buralara el attı. Bu işe el atmakla kalmadı, Gelibolu’ya bir heyecan getirdi. Tiyatro Gelibolu kuruldu, çalışmalar gece gündüz devam etti ve aylar sonra, aylarca verilen emeğin
ardından “Ah Şu Gençler” isimli oyun sahnelendi ilk olarak.

Tiyatroya sanata aç Gelibolu’lular, koştular oyunu izlemeye. Oyun büyük beğeni topladı, bir kaç kez de tekrarlandı ama bu heyecan fazla uzun sürmedi. Sürmesi gerekiyordu, sürmesi için çaba gerekiyordu, sürdürülmesi için destek gerekiyordu ama olmadı.

Üstelik Gelibolu’nun “Altın Sardalya Kültür ve Sanat Festivali”de vardı ama bir çok tiyatro gibi Tiyatro
Gelibolu’da o makus kaderine boyun eğen bir topluluk olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı. Kapanma sebebi öncelikle maddiyattı. Maddiyat sebebiyle kapalıyız yazılmasa da kapısına, sebep buydu.

Maddiyat yüzünden sanata elveda mı denecekti? Tabii ki elveda denmemeli, Gelibolu halkı başta olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşlar bu sanatın Gelibolu da yaşaması, yaşatılması için destek olmalı. En kısa sürede öncelikle salon meselesi halledilmeli. Sponsorlar devreye girmeli ve bu sanat Gelibolu da sürdürülmeli.

Gönül istiyor ki Tiyatro Gelibolu kendi küllerinden yeniden alev alsın, çevresine sanat saçsın.