Son Dakika Haberler

İnsanlık Dersi

İnsanlık Dersi
Okunma : 135 views Yorum Yap

Üç sezondur devam eden O SES TÜRKİYE Programını başladığı günden itibaren elimden geldiği kadar izlemeye özen gösteriyorum..

İzlerken, oraya yarışmacı olarak katılan insanların kısa hayat hikayeleri beni ve izleyenleri ciddi şekilde vuruyor.. Değişik insan manzaraları ve yaşam biçimleriyle insanların yaşamlarına tanık oluyoruz..

Ama geçen haftaki programda çıkan yarışmacılardan biri vardı ki, hepimizi derinden sarsan yaşam hikayesi ve sesiyle benim gibi fazlasıyla duygusal olan insanları gözyaşlarına boğdu..

Çiğdem Bezi ismindeki bu güzel sesli, güzel yürekli ve azimli olan bu genç hanımefendi ekran başındaki izleyenlere çok güzel ve ibret verici bir ders verdi..

Dört yıl evvel bir trafik kazasında tek bacağını kaybetmiş Çiğdem..

250 Gün hastanede yaşam mücadelesi vererek hayata tutunmaya çalışmış.. Yanında o zaman nişanlısı olan ve şu anda hayatını paylaştığı eşi, kendi ifadesiyle bir bebek gibi bakmış sevdiği kadına..

Müzikle 5-6 yaşından beri ilgileniyormuş.. Ve muhteşem bir sese sahip maşallah..

1.5 yaşında bir oğlu var.. Yine kendi ifadesine göre, kaybettiği bacağına karşılık, oğlu 6 parmaklı dünyaya gelmiş.. Yaradana öyle bir şüküredişi vardı ki, bence hepimize yaşadığımız her an, aldığımız her nefes için, yaşadığımız herşey için örnek oldu..

Bir an bile yüzündeki tebessümü ve memnuniyeti kaybetmeden hepimize pozitif enerji verdi..

Hatta ağlarken bile..

Jüri üyeleri ise, bence tek kelimeyle muhteşem.. Nefis bir insanlık dersi veriyorlar.. Gerektiğinde gözyaşlarıyla eşlik ediyorlar, gerektiğinde de müthiş espriler yaparak seyirciyi kahkahalara boğuyorlar.. Ama herşeyden önce çok biz gibiler.. Hatta olmamız gereken biz oluyorlar yeri geldiğinde..

Murat Boz, yarışmanın afacan çocuğu.. Bu yarışma sayesinde yüreğinin ne kadar güzel olduğunu gösterdi tüm izleyenlere.. Yakışıklılığı zaten su götürmez bir gerçek.. Esprileri ve kıvrak zekası ve tespitleriyle kırıp geçiriyor hepimizi..

Hadise ile birbirlerine kırıp dökmeden saygı çerçevesinde davranışları ve takılmaları ise takdire şayan.. Müzik bilgisine de diyecek kelime yok.. Hadise, çok bizden biri.. Gözlemlediğim kadarıyla annesine çok düşkün.. Tüm o popülerliği ve başarısının yanında çok da duygusal.. Yaşadıkları ruhunu tekamül ettirmiş..

Bu sene programa yeni katılan Ebru Gündeş’i anlatmaya gerek yok sanıyorum.. Ama hani bir tabir vardır Erkek gibi Kadın diye.. Ben Ebru Gündeş’i öyle görüyorum.. Başarılı ve azimli, çalışkan, en önemlisi de verdiği sözü yerine getirebilme yetisine sahip bir kişilik..

Gökhan ise bence çok güzel adapte oldu yarışmaya.. Espri yeteneği ve samimiyeti ile gönülleri fethetti.. Aslında hepsi gönüllerimizi fethettiler.. Seslerini ve okumalarını beğenmedikleri yarışmacılara, kırıp dökmeden sevgiyle yaklaşımlarını alkışlıyorum..

Ama ilk olmak hep zordur..

İlk programda çıkan yarışmacıların işleri bu anlamda hakikaten zor.. Bu programın bu kadar sevilmesinin en büyük nedeni bence samimi olmaları.. Disiplinli ve ekip olarak çok bir ve beraber hareket etmeleri.. Çok büyük bir emek harcanılıyor olması..

Emeğin ve birlik olabilmenin yarattığı bu kombinasyonu, kaliteli program formatını bizlere geçirip yaşattıkları için başta Acun Ilıcalı olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum..

Bu arada orkestrayı da ayrıca tebrik ediyorum.. Bizlere ekran başında keyifli dakikalar geçirmemizi sağladıklarından dolayı hepsini alkışlıyorum..

İyi ki varsın O SES TÜRKİYE..

Sesimiz, soluğumuz, nefesimiz oldunuz..

Sevgilerimle…