Son Dakika Haberler

Siz Hiç Allahuekber Dağlarını Gördünüz mü?

Siz Hiç Allahuekber Dağlarını Gördünüz mü?
Okunma : 25 views Yorum Yap

Dün gece geç saatlere kadar, uykusuz kalmayı göze alarak nefis bir program izledim.

Ünlü Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez ve Prof. Dr. Mehmet Çelik, yıllarca insanlara hep farklı anlatılan SARIKAMIŞ Harekatını, Öteki Gündem programında öyle güzel anlattılar ki, sabaha kadar devam etseydi program, seve seve izlerdim.

Bir insan bu kadar mı memleket aşığı olur, bu kadar mı fedakarlık yapar memleketinin tanıtımında, bu kadar mı güzel projeler üretip uygular, uygulatır.

Zaman zaman gözyaşlarıma engel olamadım o yavrucakların yaşadıkları hadiseler karşısında. Bingür hoca, Sarıkamış’ta doğmuş, ilk ve orta tahsilini yine memleketinde yapmış. Memleketinden küçük yaşlarda ayrılmasına rağmen özünü kaybetmemiş.

Yıllarını mesleğine harcamasının yanı sıra Memleketinin geçmişini, yaşananları, tarihini araştırmış, araştırmakla kalmayarak kitaplar yazmış. Hatta işi daha da ileriye götürerek, Sarıkamış Harekatını anımsatan, anlatan madalyalardan tutun da, kamalara kadar birçok materyal da toplamış geçen yılların içerisinde. Projeler üretmiş, üretmeye de devam ediyor belli ki.

Bir hayali var ! Sarıkamış’ta kurulacak olan müzeye bu birikimleri vererek insanların tarihe görerek de şahitlik etmelerini sağlamak.

Enver Paşa’yı neredeyse görmüş kadar iyi tanıyor. Enver Paşa’nın psikolojisinden tutun da fiziksel özelliklerine, hatta aile yaşantısına kadar hiçbir detayı atlamadan gözlemleyip, incelemiş. Yoğun bir iş hayatı olmasına rağmen bir tarihçi edasıyla bıkmadan, usanmadan araştırmış tarihini. Daha da önemlisi Osmanlı’nın yapısını, antropolojisini iyi tetkik etmiş. O kadar heyecanlı ki bu konuyu anlatırken, inanın her bir yaşanana adeta görerek şahit olmuş bir insan izliyorsunuz karşınızda.

Prof. Dr. Mehmet Çelik de dipnotlarla ve sıcacık sohbetiyle renk kattı programa. Programı izlerken, bir yandan da düşünmeden edemedim. Memleket Sevdalısı olmak demek, lafta değil, icraatlarla da olmak demektir aslında. Kime sorsanız herkes memleketini çok seviyor. Ama yaşadığı yerle ilgili tarihi birkaç soru sorsanız kimse size doğru ve net bir yanıt veremiyor. İşte Bingür hoca bunu başarmış.

Mesela Sarıkamış Harekatı’nda kaç doktor görev yapmış, kaç tanesi savaşmış hiç teklemeden yanıt veriyor tüm sorulanlara. İlk olarak Sarıkamış Şehitlerini 2003 yılında aşağı yukarı 250 kişiyle anmaya başlamışlar. Daha sonrasında verdikleri mücadeleler sayesinde en son 25.000 kişiye ulaşmışlar. Nereden nereye…

Sorgulamadan da edemedim programı izlerken. Çocukluk döneminin önemli bir kısmını Sarıkamış’ta geçirmiş bir insan olarak, bizlere dayatılan bilgiler dışında yani Milli Eğitim Bakanlığı’nın bizlere öğretilen müfredatı dışında yaşadığımız yerle ilgili bir bilgimiz olamadı. Hatta senelerce Sarıkamış’ta şehit olan askerlere tek kurşun dahi atmadan donarak ölen insanlar olarak baktık. Daha doğrusu böyle görmemiz istendiği için bu şekilde bakmak zorunda kaldık. Oysa Bingür Hoca’nın sayesinde olayın hiç de öyle olmadığı gün yüzüne çıkıyor ve iade i itibar ediliyor. En önemlisi de görmezden gelinen bu hadise artık konuşuluyor, üzerinde yorumlar yapılıyor.

Yakın tarihimize ışık oldunuz Prof. Dr. Bingür Sönmez… Araştırmalarınızla, anlatımlarınızla yolumuzu aydınlattınız. Umarım bu ülkede yaşayan insanlar sizin gibi rehberler öncülüğünde kendi doğdukları, büyüdükleri memleketlerini unutmayıp ahde vefa gösterirler de, yaşamasalar da memleketlerinin tanıtımında, gelişiminde sizin göstermiş olduğunuz sadakati gösterirler..

Sevgilerimle…

Sarıkamış Destanı

Donmuş ak yüzünde
Biriken kan ve ter
Var mı yeryüzünde
Böyle kahraman, azimli asker

Ayaklar delik, deşik
Çarığa susamış, hasret
Eller kenetlenmiş, birleşik
Üzerleri çıplak, yok kıyafet

Şu donuk kahraman abideler
Her bahar kardelen gibiler
Suskun kalmış, suskun gider
Kimde var böyle şanlı er

Tarihe altın harflerle destan yazdın
Ölümü göre göre, şahlandın
Karların içinde sütten beyazdın
Kimde var bu sır, bu inancın

Bakışlar dimdik arşa
Eller açılmış duaya
Tetikler çekilmiş düşmana
Böyle gitmişler ah…donmaya

Gözler açık kalmış
Bize mi, kimbilir bu bakış
Soğuk, buzlu, tipili bir kış
Zamanın durduğu yer Sarıkamış

Tarihin unutulmazı
Bilir misin Sarıkamış’ı?
Buzdan bir kor Aslanlarımızı
Bilir misin Sarıkamış’ı?

Sarıkamış’ta soğuk eser rüzgar
Yası sinemi yakar
Suskun kalmayalım dostlar “Yaram derin, çok ağır hesaplar”
Her kar yağışında vicdanım sızlar…

Nuray Ülker