Son Dakika Haberler

Tasavvuf Anlatmakla Bitmez

Tasavvuf Anlatmakla Bitmez
Okunma : 66 views Yorum Yap

Bismillahirrahmanirrahim

Merhaba saygıdeğer okuyucularım,

Tasavvuf anlatmakla bitmez. Bizler hal ve tavırlarımızı tasavvufla yaşarsak tasavvufu bitirmemiş oluruz. Tasavvuf bizlere her yapılan iyi ve güzel olan hal ve hareketlerin yumuşatılmasıdır. Sanki Allah’a yapılıyormuşçasına en güzel ses tonuyla hitap, en sakin duruşla ibadet, en güzel şekliyle ikram. Tasavvufta yapılan her tavır Allah ile buluşmadır. Tasavvuf Allah ile yaşamaktır. Dikkatli, özenli, hoşa giden ne varsa yapılmaya uğraşılır.

Bu uğraş mümin olan kişinin ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dilemesidir. Yazın yünlü giymek gibidir. Allah’ın yarattığı iyi ve kötüye aynı seviyede davranmaktır. Güzel söz söyleyen tasavvuf ehlinin sözlerini alıp yazışmak, paylaşmak değildir tasavvuf. Tasavvuf ehli o özlü sözü okuyanın anlayıp yapmasını veya yapmamasını istediği için söylemiştir. Karşı tarafa yapacağın hareket ve sözlerin senin ne olduğunu anlatır. Sadece özlü sözleri söylemek, paylaşmak tasavvuf yolunda olunmaz, icraat de gerekir. Allah bizlerden her ne olursa olsun bitkiye de hayvana da insana da kısacası her yaratılana aynı davranmamızı ister. Bunu yapan bir de saygıyla ve zevkle yapıyorsa tasavvufa girmiş demektir. İslam olmak ancak Kur’an-ı Kerim’ in bütününe tabi olmakla gerçekleşebilir. Kitabın bütününe tabi olmak ruhun, vücudun ve nefsin bize verilen 3 emanetin ve iradenin Allah’ a teslim edilmesidir. Bu emanetin ve iradenin Allah’ a teslimi tasavvuftur. İslam şerefine ermektir ve farzdır. Kur’an, Allah’ ın insana ruh, fizik ve nefs olmak üzere 3 emanet verdiğini, bu emanetleri Allah’ a teslim etmenin insanı İslam olmak şerefine erdirdiğini anlatmaktadır. Tasavvuf sabırdır, sükûnetle sabırdır, edeple iyiye kötüye sabırdır, şükre sabırdır. Her şeyin Allah’ tan geldiğine inanıp sabretmektir. İyiliğin Allah’ tan geldiğine, kötülüğün bizden olduğuna inanmaktır. Kimilerine göre ölüm kötüdür. Tasavvufta ise ölüm sevgiliye kavuşmaktır. Herkesin canı farklı acır, bu acılar insanı büyütür. Dervişler birbirlerine derdin artsın derler ki Allah’ tan başka kimse aklında olmasın manasına gelir bu da. Çok az kişi acılar tatmadan derviş olmuştur, çünkü tasavvufun farkındadır. Farkında olmayana da bazı acılar, bazı olaylar tasavvufa girmesine sebep olmuştur. Ne mutlu başına bir şey gelmeden Allah’ ın dediklerini yapana, tasavvufta olana. Allah hepimize nasip, kısmet eylesin. Sizce kötü diye bilinen bir şey belki de sizin kurtuluşunuzdur. Neye göre iyi, neye göre kötü, bunu yaşadığımız zamana göre mi değerlendiriyoruz, mekana göre mi, Kur’an’ a göre mi yoksa tasavvufa göre mi? Allah’ ın bize Kur’an oku demesiyle başlayan İslamiyet okumakla ve anlamakla devam edecektir. Kur’an okuduk ve bitirdiysek yeniden başlayalım. Her bitirdiğimizde tekrar baştan başlayalım. Her defasında farklı kişilerin çevirilerini okuyalım. Kur’an okumayı hiç bırakmayalım. Tasavvuf hem dünyayı hem ahreti yaşatır. Tasavvufta insana her şey çok lezzetli gelir, çünkü her şey çok kıymetlidir. Her şeyin bir değeri vardır ve paha biçilemez. İnsanın, yiyeceklerin, ibadetin, kısacası her şeyin değeri vardır. Tasavvufta her şey hem kulun yanında hem de Allah’ ın huzurunda değer kazanır.
Devamı haftaya sevgili okurlarım.
Tekrar görüşmek dileğiyle.