Son Dakika Haberler

Tasavvuf

Tasavvuf
Okunma : 50 views Yorum Yap

Bismillahirrahmannirrahim

Saygıdeğer okurlarım bu hafta TASAVVUF konusunda bildiklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu anda kimilerine göre moda kimilerine göre akım olan tasavvufu hep birlikte öğrenelim bakalım neymiş. Tasavvuf, Peygamberimiz Muhammet Mustafa S.A.V. efendimizin yaptıklarını yapmaktır. Sözlükteki karşılığı ise, Tanrı, evren ve insan ilişkisini bir bütünlük içerisinde açıklamaya çalışan insanın tanrısal erdemle benzemesini amaçlayan dinsel ve felsefi düşüncedir.

Tasavvuf kalbi saflaştırmak, kötü huylardan temizlemek, iyi huylarla doldurmak demektir. Tasavvuf tarifle anlatılamaz, yaşayan bilir. Tasavvuf, kalp ile yapılması ve sakınılması gereken şeyleri, kalbin ve ruhun temizlenmesinin yollarını öğretir. Buna ahlak ilmi de denir. Ölmeden önce ölmek, ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dilemek, dünyada yaşarken Allah rızası için dünyadaki bütün tatlardan vazgeçmek, nefsin isteklerine karşı çıkmak,

Allah için Allah’ın rızasını almak, dünyada yaşarken cehennemi cennete çevirmektir.

Bütün ibadetleri şekil ve görsellikle yapabilirsiniz. Bu yapılan ibadetlerdeki amaç Allah’ a şekil ile ulaşılamadığını bilip manevi yol ile (ilahi yol) ulaşılabileceğini öğrenip yola çıkmaktır maksat. Bu yolun başına durduğunuz zaman tasavvufa girmişsinizdir. Bu yol uzun ama ulaşılmaz değildir, tabi nefsinizi kısa sürede yenebilirseniz. Bu yol nefsinizle savaşınızdır. Tasavvuf nefsiyle savaş yapanların yoludur. Tek başına da olur, toplulukla da. Başarabilene “kamil” denir.

Tasavvufta başarıya ulaşmak için bize yardımcı olan bazı kurallar vardır. Bu kurallar nefsimizin hiç hoşuna gitmeyen kurallardır. Eğer başarabiliyorsak nefsimiz ne isterse istesin tam tersini yapmaktır. Nefsiniz isteklerini yapmadığınız an bu sizin zaferinizdir. Her an tetikte olmalısınız ki savaşın galibi siz olun, çünkü nefsiniz sizi nasıl gaflete düşürürüm diye bekliyorsa siz de ondan daha dikkatli olun ki başarılı olabilesiniz. Bunun için oynadığınız savaşın bütün kurallarını bilmeniz gerekir. Bu kurallar ve sınavlar tasavvufta bulunmaktadır.

Tasavvufun bütün kuralları bizim için paha biçilmezdir. Örneğin; size taş atanın attığı taş size kaya olarak çarpar, çünkü beklemediğiniz anda gelir, ama bu kaya parçasını sevgiye çevirip ekmek olarak uzatmanın adı tasavvufu yaşamaktır. Karşı tarafa da yaşatmaktır. Fena-fillah, beka-billah’ı yapmayı başarabilenler evliyalığa giden yolda ilerlemeye, Allah’ a ulaşmaya başlamışlardır. Fena-fillah, kalbi Allah’ın beğenmediği şeylerden temizlemek, boşaltmaktır. Beka-billah ise Allah’ın sevdiği şeylerle kalbi doldurmaktır.

Hepimizin ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dilemesi Allah’ı kalben sevmeye aday olduğumuzun işaretidir. Tasavvuf düşüncesinde olmak benliğimizi bedenimizin istekleriyle doldurmak yerine Allah’ın istekleriyle doldurmaktır. Peygamberimiz (S.A.V.) efendimizin ahlakından ahlaklanmaktır. Kötü kelimeler aklımızı kirletebilir. Kötü sıfatlar; cahillik, öfke, riya, kin, haset, kibir, cimrilik, mal ve makam sevgisi, övülmeyi sevmek, ayıplanmaktan korkmak, övünmek, küçümsemek, hor görmek, nankör olmak, önemsememek, lüzumsuz görmek, değer vermemek, kendisinin yaptığının doğru olduğuna inanıp yanlışın kendisinde olmadığını savunup karşı tarafı suçlamak, nefsinin her dediğini yapmak, hırsızlık yapmak, cinayet, savurganlık, çok para harcamak, tasarruf yapmamak, kötü olan her şeyi yapmaktır.

Güzel sıfatlar; ilim, tefekkür, rıza, haya, tevazu, merhamet, mürüvvet, cömertlik, hoşgörü, bağışlamak, önemsemek, her güzelliğin Allah’ tan olduğunu bilip bunu kendisine huy edinmektir. Güzel sıfatları benimseyip çiğ olan nefsimizi bu huylarla doyurup pişirip, hep tok tutup, olgun hale getirirsek aç kalıp kötü huylara saldırmasına, bizi yönlendirmesine fırsat kalmaz. Namaz, oruç, zekat nefsin hiç sevmediği ibadetlerdir. Bu ibadetleri yaptığımız zaman nefsimiz terbiye olur. Hele oruç tutarak bir aç bırakın bakalım neler olur. Tok iken kebaba mana bulan nefsiniz aç kalınca nelere rıza gösterir şaşırırsınız. “Bunu yiyeceğim aklıma, hayalime gelmezdi ama ne kadar lezzetliymiş” dedirtir insana. Açlık, yani oruç en güzel ilaçtır.

Namaz insana şifadır. Zekat çokluktur, berekettir, verene korumadır Allah tarafından malını. Kelime-i şahadet de bedene şifadır. Allah’ ın, peygamberin varlığını anmak ruhun Allah’ a yaklaşmasıdır ki bu da bedeni rahatlatır.
Devamı haftaya sevgili okurlarım.

Tekrar görüşmek dileğiyle.