Son Dakika Haberler

Ülkemizin Kanayan Yarası Çocuk Gelinler

Ülkemizin Kanayan Yarası Çocuk Gelinler
Okunma : 32 views Yorum Yap

Gündemin çok sık değiştiği şu günlerde aslında hiç de değişmeyen bir türlü sonlandırılamayan Çocuk gelinler vakaları hız kesmeden devam ediyor ülkemizde.

Küçücük yaştaki kız çocuklarının ama öyle ama böyle sebeplerden dolayı çoğunlukla kendilerinden yaşça çok büyük erkeklerle evlenmeye zorlanmaları ülkemizin kanayan yaralarından biri ne yazık ki.

Oyun çağında olan bu çocuklar, ruhlarının arkadaşlarıyla beslendiği bir dönemde hem de koparılıp alınıyor hayatın içinden. Ve kendisine dayatılan hayatı yaşamak zorunda bırakılıyor. Bazen evlendirildikleri insan babası, dedesi olacak yaşta dahi olabiliyor.

Çocuk olmadan o kız çocuğundan anne olması bekleniyor, gelin olması bekleniyor. Kısacası birden büyümesi bekleniyor. Neredeyse bir mal gibi satılıyor kız çocukları. Hiçbir söz hakkı dahi verilmeden hatta belki evlendirildiği adamın ikinci, üçüncü karısı olmak üzere.

Gerekçesi ne olursa olsun, ne fiziksel olarak ne de psikolojik olarak daha evliliğin ne demek olduğunu dahi bilmeyen oyun çağındaki bu çocukların hayatlarının karartılmasına seyirci kalmak ve hiç bir şey yapamamak işin en acı tarafı.

Kız çocuklarının daha sübyan yaşlarda evliliğe zorlanmaları ebeveynleri kadar bizlerin de, toplumun da suçu. Çünkü bizler de toplum olarak seyirci konumunda olduğumuz için suçluyuz bu durumda. Gözlerimizin önünde yitip giden hayatlara şahitlik ediyoruz.

Kendileri çocuk yaşta olmalarına rağmen bu çocuklardan çocuk büyütmeleri bekleniyor. Zorunlu eğitim hakları ellerinden alınıyor. Hiçbir söz hakları yok maalesef ki hiçbir konuda. Erken evlilik yapmak zorunda kaldıkları için, hiç birisinin sağlıkları yerinde değil. Aile içerisinde sık sık şiddete maruz kalıyorlar. Yine erken yaşta evlendirildikleri için hamile kalmalarıyla birlikte çocuğun ölüm riski 3 kat artıyor. En acısı da kendilerini bir köle gibi hissediyorlar ve hayata küsüyorlar. Her anlamda hata yapma riskleri de fazla oluyor bu çocukların. Hep bir korku hep bir tedirginlik içerisinde yaşıyorlar. Özgüvenleri hiç gelişemiyor. Kendilerini nasıl ifade edeceklerini bilemiyorlar. Sırf anası, babası, ağabeyi istedi diye başkalarının dayattığı yaşamı yaşamak zorunda kalıyorlar.

Geçenlerde bir yerde okumuştum, başından geçen bir olayı anlatmış bu çocuklardan biri. Beni de çok etkilemişti. Sizinle de paylaşmak istiyorum bunların bir kaçını;

‘Balkondan oyun oynayanları izliyordum’

– 17 yaşında evlendim. Eşim askerdi. Dışarı gitmek zorundaydık. Kars’tan sonra İstanbul. 18 yaşında anne oldum. Genç kızlara bakar özenirdim. Bir gün eşim geldi, yemekten sonra televizyon izlemeye başladık. Sokakta mahallenin genç kızları toplanmış oyun oynuyorlar. Balkondan izliyorum. Eşim oyun oynayanlara nasıl baktığımı görmüş, “Oynamak ister misin?” diye sordu. O kızıma baktı, ben oyun oynamaya gittim. Eşim her zaman çok destek oldu. Herkes benim kadar şanslı değil.(N. Amasya)

’16’sında oğlumu kucağıma aldım’

– 15 yaşında evlendim. Korkunç bir şey. Tanımı yok. Büyük bir ailenin içine giriyorsun, nasıl davranacağını bilmiyorsun. Kız istendiği zaman derler ki “Yaşı küçük olsun eğitelim.” Mesela ben erkeklerin önünde ayağa kalkıldığını bilmiyordum. Bilmediğim için ilk tokadımı yedim. 16 yaşımda oğlumu kucağıma aldım. 23 yaşındayım, eşim vefat etti. (T. Diyarbakır)

Bunlar sadece yaşananların çok küçük bir kaç örneği. Memleketimizde yaşanan bu olayların en kısa zamanda son bulması amaçlı bir imza kampanyası başlatıldı. Çorbada bir parça bizim de tuzumuz olması amaçlı herkesi bu imza kampanyasına davet ediyorum.

Umarım, kız çocukları çocukluklarını doya doya yaşayabilir, sağlıklı bireyler olarak yetiştirilir ve cinsel istismardan uzak bilinçte var olabilirler..

Sevgilerimle…

http://www.change.org/tr/kampanyalar/t-c-başbakanliğina-küçük-yaştaki-kızlarımızın-evlendirilmesinin-yasa-ile-yasaklanmasını-istiyoruz-çocuklarımızın-çocukluklarını-yaşama-garantisinin-devlet-tarafından-sağlanmasını-istiyoruz