Yeşil…

Anavatanı Türkiye… Bütün dünyaya Anadolu’dan yayıldı. Çok ama çok değerli bir cins. Kutsal kitaplar bile ondan bahsediyor. Eski Ahit’e göre refahın ve bolluğun sembolü odur. Sadece Eski Ahit mi? Hayır…

Yeşil…
Son Güncelleme:326 Okuma Whatsapp

Anavatanı Türkiye…
Bütün dünyaya Anadolu’dan yayıldı.
Çok ama çok değerli bir cins.
Kutsal kitaplar bile ondan bahsediyor.
Eski Ahit’e göre refahın ve bolluğun sembolü odur.
Sadece Eski Ahit mi?
Hayır.
Tüm kutsal kitaplarda O; kutsallığın, bolluğun, adaletin, sağlığın, gururun, zaferin, refahın, bilgeliğin, aklın, arınmanın ve yeniden doğuşun sembolüdür.
Hâkimler Kitabı’nda geçen bir öyküye göre; ağaçlar kendilerine bir kral seçmek istediklerinde ilk olarak ona başvurmuşlardı.
Eski Mısır’da tanrısal erdemlere o eşlik ederdi. Firavun Tutankamon’un başındaki onu tasvir eden taç, adaletin tacıydı.
Antik Yunan’daki Solon Kanunları’ndan öğreniyoruz ki, onu kesenlere antik dönemde bile çok ağır cezalar veriliyordu.
Çünkü o bütün insanlık içinde aynı zamanda barışın sembolü, uzlaşmanın sembolü.
Ömrü uzun, tam 2000 yıl yaşayabiliyor.
Çoktan anladınız…
Zeytin ağacından bahsediyoruz.
Hani Tufan’dan sonra Nuh Aleyhisselam’ın gemisinden keşif için gönderdiği güvercinin ağzında gemiye getirdiği dalın ağacı olan zeytin.
Kökünden yaprağının ucuna kadar; fayda, besin, lezzet, şifa ve para demek.
O kadar şanslıyız ki, dünyadaki zeytin ağaçlarının % 13’ü bizde.
Dünya zeytinyağı üretiminin % 6’sını biz tek başımıza üretiyoruz.
Yani ağaçların en kıymetlisi zeytin…
Ege’nin en kıymetli arazileri ise zeytinlik…
Manisa, Aydın, Muğla, İzmir, Balıkesir, Bursa… Her yer zeytinlik, her yer bereket…
İşte bu büyük hazinenin farkında olan Türk Devlet Aklı, çıkardığı 3573 sayılı Zeytin Yasası ile: “Zeytinlik alanlara 3 kilometre mesafede zeytinliklerin bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek, kimyasal atık oluşturacak, hiçbir tesis yapılamaz ve işletilemez” demişti.
Demişti ama son 20 yılda Devlet’e ve devlet aklına ait ne varsa aynı sorumsuz bir ağaçkakan gibi bozup yok eden AKP, bugünlerde çıkardığı bir yönetmelikle kanuna aykırı olarak zeytinlik alanlarımızın talan edilmesinin ve zeytinlerimizin kökünden kazınmasının önünü açtı!
Ne diyor yeni yönetmelik?
“Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, zeytinliklerde madenciliğe izin verilir!”
Geçmiş olsun!
Eğer millet olarak hassasiyet gösterip gerekli tepkileri vermezsek, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925 yılında çıkardığı tarım kanunu kapsamında, 1939’da kabul edilen zeytin kanunu sadece kıytırık bir yönetmelikle yok edilmiş olacak!
Aynı Seka gibi, aynı şeker fabrikalarımız gibi ve aynı üretimden kalkmak üzere olan pancarımız ve diğer tarım ürünlerimiz gibi önce zeytin ve zeytinliklerimiz de azalacak ve sonra da yok olacak!
Yakın geçmişi biraz hatırlatmak isterim. Çünkü bu iş bir zihniyet meselesi…
AKP’yi ve ona hakim olan zihniyeti anlamazsak, doğru değerlendirme ve doğru mücadele mümkün olmaz.
Çünkü daha önce de, yani 2017 yılında: 3573 sayılı Zeytin Yasası’nın ilgili maddesini değiştirerek zeytinlik alanlarında turizm tesisleri yapılmasının, yani betonlaşmanın önünü açmışlardı!
Ne demişlerdi?
“Alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartı ile Bakanlıklar ve kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir” hükmünü getirmişler ve yine demişlerdi ki; eğer birileri izinsiz olarak zeytin ağaçlarını keserlerse ağaç başına cezası 2 bin lira olacaktır.
Düşünün bir kere, tam 2.000 yıllık bir zeytin ağacını korsan olarak keseceksiniz ama sadece 2 bin lira (yıl başına 1 lira düşüyor!) ödeyeceksiniz! Ondan sonra da o arazide istediğiniz betonlaşmayı yapabileceksiniz!
Tam da “Ne ala, Mualla” dedirten türden.
Çünkü para babaları için 2000 lira ne ki? Bas parayı, kes ağacı, kandır milleti, kondur beton yığınını!
İşte bu zihniyetin ülkemizde egemen olmuş olması yüzünden, olay çok ciddi…
Ciddi çünkü, daha 2014 yılında termikçi bir şirket tarafından; üstelik kanunlarımız da hiçe sayılarak Soma’nın Yırca Köyü’nde bir gecede tam 6 bin zeytin ağacı kesilmedi mi, buldozerlerle köklenmedi mi?
Kaz Dağları talan edilip çorak bir alana dönüştürülmedi mi?
Sayın AKP Hükümeti! Böyle bir yönetmelik çıkararak ne yapmaya çalışıyorsunuz?
Turizm ve sanayinin geliştirilmesi için bütün arazileri bitirdik de sıra zeytinliklerimize mi geldi?
Önünü açmak suretiyle kestirip, kökletip talan ettireceğiniz zeytinliklerimizin arazilerini kimlere vereceksiniz?
Kimleri zengin edeceksiniz?
Sizin için her şey para mı?
Sağlığın, şifanın hiç mi değeri yok?
Her şey yandaş ve kandaş için mi?
İhtimal vermem, ama yoksa siz de “Zeytin ağacı, Yahudi Ağacıdır! Görüldüğü yerde kesilmelidir!” diyen yobazlardan mısınız?
Ağaçla ve yeşille derdiniz nedir?
Deyin hele; Yeşil deyince sizin aklınıza sadece dolar mı geliyor?

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.