Son Dakika Haberler

Umutla Gel 2016

Umutla Gel 2016
Okunma : 27 views Yorum Yap

Herkes bu hayata davetli. Nasıl yaşayacağı nasıl bir insan olacağı da kendi elinde. Ama genelde insanlar fıtratlarına aykırı hareket etmeyi tercih ediyorlar. Hem de yeni yetişen nesilden ziyade, orta yaş ve üzerindeki insanlarda bunu gözlemlemek açıkçası daha çok canımı yakıyor benim.

Aslında düşünüyorum da, bu bahsettiğim nesil, daha saygılı ve daha disiplinli bir ortamda yetişmişken, çeşitliliğin daha az olduğu şartlarda büyümüşken niye, niçin, ne oldu da bu kadar samimiyetsiz, bu kadar güvensiz bir ortamı inşaa etti? Kadını, erkeği sözünün eri olmayan bir toplumu oluşturdu. Sonrasında da kimle konuşsanız herkes bu durumdan şikayetçi. Ne bozdu bizi, ne bu hale getirdi?

Birbirinin ardından atan tutan insanlar, biran geliyor can ciğer kuzu sarması oluyor. Dolayısıyla uzun soluklu da olamıyor kurdukları dostluklar. Tüm bunları düşününce, hemen şarkı sözleri aklıma geliyor, ”Binlerce dansöz var” gibi. Ama bu her yerde geçerli, siyasette, iş hayatında, karı koca ilişkilerinde, her yerde.

Düne kadar birbirlerine yoldaşlık edenler menfaatleri çakışınca birden birbirlerine düşman oluyorlar, rakip olarak görmeye başlıyorlar kol kola gezdiklerini. Siyasette isimlerinin üzerini çiziyorlar düne kadar aynı yolda yürüdüğü arkadaşlarının. O kendisinden daha öne çıkacak diye gel beraber çalışalım dahi diyemiyorlar. Haa bu arada zaten çalışılsın da istemiyorlar. Kimsenin memleketi için de çalıştığı yok, varsa yoksa kendi, evladı, ailesi.

Bunun sebeplerinden birisi de, belki de en önemlisi parti iç tüzükleri. Herkes kendi tarafını belirleyerek delegeleri de ona göre seçiyor, yönetimi de. 80 yaşındaki insanların hala aynı ihtirasla liste belirlediğini görüyorsunuz. Zamanında bu insanlar daha etkili ve yetkiliyken yani daha açık ifadeyle yönetimdeyken öyle çok ismi sümen altı etmişlerdi ki!!!

Bir büyük ağabey olmayı beceremediniz yahu, olgunluk ve bilgelikle dopdolu olamadınız. Bu ne hırs, bu ne ihtiras. Ama her şeyin bir sonu var, fark etmediğinizi fark edebilen insanlar var etrafınızda bilesiniz.

Tüm bunları epeydir yazmak istiyordum ancak işlerimin yoğunluğundan yazamamıştım. Bir de CHP kongrelerinin bitmesini bekledim açıkçası. Partililer kongrede konuşmak yerine sorunları paylaşmak yerine dışarıda kulis yapmayı daha çok tercih ediyorlar ne yazık ki.

Pardon ama niye bu tarz kongreler yapılıyor, sadece yönetimi seçmek için mi? Kongrede tüm delegelerin önünde ”ki bana göre tüm üyelerin önünde olmalı” konuşup tartışsanıza sorunlarınızı, meselelerinizi. Seçilmişlerin de olaya bu kadar hakim olmaya çalışmasını, kendi yandaşlarının gelebilmesi için etkisini ve yetkisini kullanmasını gözlemlemek bir başka handikaptı benim için.

Demokrasiden anladığınız bu mudur sizin? Hakim olduğunuzu sandığınız delegeler, il yönetimi seçilirken öyle güzel ders verdi ki hem seçilmişlere hem de çiçeği burnundaki yeni yönetimlere. Bu mudur birlik ve beraberlik içerisinde olma tarzınız, bu mudur sosyal demokratlığınız? Daha bu konuyla alakalı çok şey yazarım da daha fazla uzatmak istemiyorum konuyu, tam da yeni bir yıla başlangıç yaparken..

Senenin bu son gününde öncelikle sağlıkla, mutlulukla ve huzurla dopdolu, ayrımcılıktan, savaşlardan uzak birlik bilinci içerisinde, herkesin en samimisinden birbirini sevip anlayabildiği, hırs ve ihtiraslardan uzak şahane bir yıl diliyorum hepinize.

Hep sevip sevilin inşallah..

Sevgilerimle…